Browsed by
Etiket: İnceleme

Raspberry Pi 4 İnceleme

Raspberry Pi 4 İnceleme

Raspberry Pi Foundation, 2019 Haziran ayında yeni modeli olan Raspberry Pi 4 ü duyurdu.

Bildiğiniz üzere Raspberry Pi, ilk olarak çocuklara kodlamayı öğretmek ve sevdirmek için tasarlanmış basit bir mini bilgisayar olarak çıktı. Ancak, zaman içerisinde başta hobiciler olmak üzere bir çok farklı amaç için kullanılmaya başlanmasıyla çok yönlü ve popüler bir cihaz haline geldi (Raspberry Pi ile neler yapabileceğinizi merak ediyorsanız şu yazımı okumanızı öneririm.).

Raspberry Pi 4 piyasaya çıkmadan önce bu mini bilgisayar ile ilgili tahmin edilen özellikleri daha önceki yazımda ele almıştım. Artık bu mini bilgisayar kanlı canlı olarak piyasada bulunuyor ve bu yazımda Pi 4 ile ilgili incelemelerimi size aktaracağım.

Raspberry Pi 4 Özellikleri

Pi 4 ile ilgili başlıca özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Broadcom BCM2711, Quad core Cortex-A72 (ARM v8) 64-bit SoC @ 1.5GHz İşlemci
  • 1GB, 2GB veya 4GB LPDDR4 SDRAM
  • 2.4 GHz ve 5.0 GHz IEEE 802.11ac Wi-fi, Bluetooth 5.0, BLE
  • Tam Kapasite Gigabit Ethernet
  • 2 Adet USB 3.0, 2 Adet USB 2.0 Portu
  • Eski Modellerle Tam Uyumlu Standard 40 Pin GPIO
  • 4Kp60 Destekli 2 × Mikro-HDMI Portu
  • 2 Yollu MIPI DSI Görüntü Portu
  • 2 Yollu MIPI CSI Kamera Portu
  • 4-Pole Stereo Ses ve Kompozit Video Portu
  • H.265 (4kp60 decode), H264 (1080p60 decode, 1080p30 encode)
  • OpenGL ES 3.0 Desteği
  • Micro-SD Kart Slotu
  • USB Type-C Konnektör Üzerinden 5V DC
  • Power over Ethernet (PoE) (PoE HAT ile)
Raspberry Pi 4 Bileşenleri

Şimdi bu bileşenlere biraz daha detaylı bakalım

İşlemci ve Bellek

Raspberry Pi 4 gücünü Cortex-A72 mimarisinden alıyor. 1.5 GHz hızında çalışan dört çekirdekli işlemcinin yer aldığı Pi 4 bu sayede donanımsal olarak H.265 decode edebiliyor. Tabi yüksek işlem gücü yüksek ısı ile birlikte geliyor, yaptığım testlerde de gördüm ki eğer kapalı bir kutu ile kullanıyorsanız Pi 4 CPU sıcaklığı idle durumda 60-65 derece civarında seyrediyor. Eğer yoğun işlemci kullanan uygulamalarınız varsa CPU bu değer 90 dereceleri bulabiliyor. Bu yüzden fan soğutmalı Pi kasalarını daha sık göreceğiz gibi.

Raspberry Pi modelleri yıllardır 512 MB veya 1 GB RAM seçenekleri ile geliyordu ve bu durum bazı uygulamalarda sıkıntı yaratabiliyordu. Raspberry Pi 4’ ile artık 1, 2 ve 4 GB RAM olmak üzere üç farklı bellek opsiyonu geliyor. Buna ek olarak RAM’lerde artık LPDDR4 teknolojisine geçildi.

Raspberry Pi 4 Broadcom 2711 SoC ile Daha Da Güçlenmiş.

Görüntü

Pi 4 te yenilenen bir diğer kısım da görüntü çıkışları. Yeni Pi’de artık iki adet çıkış var ve eski modellerdeki HDMI portunun yerinde artık Mikro HDMI portlar kullanılmış. İki portundan da 4K / 60 FPS çift görüntü çıkışı bulunan Pi 4’ü televizyon veya monitöre bağlanılarak güçlü bir medya cihazı olarak da kullanabilirsiniz. Ayrıca digital signage, kiosk gibi uygulamalarda da oldukça iyi işler çıkarabilirsiniz. İyi bir görüntü performansı için raspi-config i kullanarak GPU bellek miktarını default değeri olan 64MB’dan 512 MB’a çıkarın.

Raspberry Pi 4, 2 Adet HDMI Port Sunuyor.

Ağ Bağlantıları ve USB

Raspberry Pi 3 ile birlikte sunulan IEEE 802.11.b/g/n/ac kablosuz ağ arayüzü Pi 4 te de mevcut. Pi 3’ün aksine direk SoC ile konuşan ve artık tam kapasite kullanılabilen Gigabit Ethernet portunun yanı sıra Bluetooth 5.0 BLE desteğinin yer aldığı Raspberry 4’te ikişer adet USB 2.0 ve USB 3.0 portu bulunuyor. 

Güç Özellikleri

Tahmin edebileceğiniz gibi daha güçlenen Pi 4’ün güç gereksinimi de artmış durumda. Uç birimler ile birlikte çift HDMI portunu da kullanacağınızı varsayarsak yeni Pi ile en az 3Amperlik bir şarj aleti kullanılmanız gerekiyor. Eğer takacağınız USB çevre birimleri toplam 500mA den daha az enerji tüketirse, iyi kalitede bir 5V 2.5A güç kaynağı da işinizi görebilir.

Güç girişi için önceki modellerden farklı olarak Pi4’te Type-C portu kullanılıyor, fakat bu port ile ilgili bir tasarım hatası yüzünden bir takım sıkıntılar mevcut. Çok kabaca bahsetmek gerekirse üzerinde çip bulunan Type-C kablolar ile güç iletimi sağlıklı olmuyor, Güç sağlayan adaptör Pi 4’ü bir ses cihazı olarak algılıyor ve fazla güç vermeyi reddediyor. Bu sorunu tabiri yerindeyse “dandik” bir Type C kablo kullanarak çözebiliyorsunuz. Type-C problemi ile ilgili oldukça detaylı yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Raspberry Pi 3 Modelleri İle Kıyaslama

Geçtiğimiz yıl tanıtılan Raspberry Pi 3 Model B+ ile Raspberry Pi 4 Model B’yi karşılaştırdığımızda aralarında çok önemli farklılıklar olduğunu görüyoruz. Bunlardan en önemlileri tahmin edebileceğiniz üzere işlemci ve RAM miktarı. Yeni Pi 4, Broadcom 2711 SoC ile Pi 3 e oranla yaklaşık 3 kat bir performans artışı ve 12 ve 4GB olmak üzere üç farklı RAM seçeneği ile oldukça performanslı bir bilgisayar olduğunu kanıtlıyor. Bir diğer önemli yenilik ise 4K destekli iki adet HDMI portu. Bu sayede artık görsel projeleriniz için çok daha fazla seçeneğiniz var

Pi 3 vs. Pi 4

Aşağıdaki tabloda Pi 3 ve Pi 4 modelleri arasındaki temel farklılıkları detaylı olarak bulabilirsiniz:

Raspberry Pi 3 B Raspberry Pi 3 B+ Raspberry Pi 4 B
İşlemciBroadcom BCM2837A1(B0) Quad-core Cortex-A53 64-bit SoC@ 1.2GHz Broadcom BCM2837B0, Cortex-A53 (ARMv8) 64-bit SoC @ 1.4GHz Broadcom 2711
Quad-core Cortex A72
64-bit SoC @ 1.5GHz
RAM1GB LPDDR2 SDRAM 1GB LPDDR2 SDRAM 1-2-4 GB LPDDR4 SDRAM
Ağ & Bağlantı2.4GHz IEEE 802.11.b/g/n/ac Wireless LAN
Bluetooth 4.1, BLE
4 x USB 2.0 Portu
2.4GHz/5.0GHz IEEE 802.11.b/g/n/ac Wireless LAN
Bluetooth 4.2, BLE
4 x USB 2.0 Portu
USB 2.0 Üzerinden Gigabit Ethernet (300Mbps)
2.4GHz/5.0GHz IEEE 802.11.b/g/n/ac Wireless LAN
Bluetooth 5.0, BLE
2x USB 2.0 + 2x USB 3.0 Portu
Gigabit Ethernet
Video & Ses1 x tam boyutlu HDMI
1 X MIPI DSI ekran portu
1 X MIPI CSI kamera portu
4 kutuplu 3.5mm ses + kompozit video portu
1 x tam boyutlu HDMI
1 X MIPI DSI ekran portu
1 X MIPI CSI kamera portu
4 kutuplu 3.5mm ses + kompozit video portu
2 x Micro HDMI, 4K
1 X MIPI DSI Ekran Portu
1 X MIPI CSI Kamera Portu
4 Kutuplu 3.5mm Ses + Kompozit Video Portu
MultimedyaH.264, MPEG-4 Decode (1080p30)
H.264 Encode (1080p30)
OpenGL ES 1.1, 2.0
H.264, MPEG-4 Decode (1080p30)
H.264 Encode (1080p30)
OpenGL ES 1.1, 2.0
H.265 Decode (4kp60)
H.264 Decode (1080p60)
H.264 Encode (1080p30)
OpenGL ES 1.1, 2.0, 3.0
Güç BeslemeMikro USB – 5V /2.5A DC Mikro USB – 5V /2.5A DC
CPoE
USB Type-C 5V/3A DC, PoE

Güncellenen güç girişi, HDMI ve USB portları sebebiyle kasa tasarımları değiştiği için eğer bir kutu ile kullanacaksanız Pi 4 e uyumlu güncel bir kutu almanız gerekiyor.

Raspberry Pi 4 Fiyatı

Raspberry Pi Foundation sabit fiyat politikası geleneğini bu modelde de bozmamış. Başlangıç modeli olan 1 GB’lık versiyonu 35$ dan satın alabilmeniz mümkün (eğer yurt dışında yaşıyorsanız tabi ki 🙂 ). Farklı RAM seçeneklerine göre fiyatlandırmayı aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz:

RAM MiktarıFiyat
1 GB35$
2 GB45$
4 GB55$

Türkiye fiyatları tahmin edebileceğiniz gibi biraz daha yüksek, henüz 1GB’lık model satışa sunulmadı ama 2GB’lık versiyonu 350-400 TL, 4GB’lık versiyonu ise 450-500 TL aralığında bulabilirsiniz.

Kendi sitesinde yazan bilgiye göre Raspberry Pi 4 en az Ocak 2026’ya kadar üretimde kalacak. Dolayısı ile diğer Raspberry Pi’ler gibi bu da uzun soluklu bir bilgisayar olacağa benziyor.

Toyota Corolla 2019 İnceleme

Toyota Corolla 2019 İnceleme

150 ülkede 46 milyondan fazla satılan Toyota Corolla modelinin 12. nesili geçtiğimiz günlerde ülkemizde de tanıtıldı. Türkiye’de üretilip Avrupa’ya da ihraç edilecek yeni Corolla, aynı zamanda hibrit motor seçeneğiyle de piyasaya sunulmuş durumda. Yeni Corolla lansmanı ve sonrası yaptığım incelemeleri bu yazımda bulabilirsiniz.

Tasarım

C-HR dan Camry’e kadar modellerinde de kullanılan esnek TNGA platform altyapısını kullanan yeni Corolla’nın tasarımı Toyota Camry’den esinlenmiş hissi yaratıyor.

Dış tasarımda ön farlar ve arka stoplar hafif inceltilmiş, ve araç biraz alçaltılarak daha spor bir görünüm elde edilmiş. Yeni altyapı mimarisi sayesinde 12’nci Corolla, daha rijit bir gövdeye ve bir önceki modele çok daha sessiz bir iç kabine sahip. Aks mesafesi bir önceki versiyonla aynı tutulmuş, önden ve yandan milimetrik farklara sahip yeni Corolla’da yükseklik önceki versiyona göre 3 cm azaltıldığı için sürücü koltuğuna oturduğunuzda biraz basık hissine kapılıyorsunuz. Arka süspansiyonlarda ise torsiyon çubuğundan vazgeçilip çok noktadan bağlantılı bağımsız yapıya geçilmiş. Bu da yol tutuşu ve arka tarafta oturanların konforunu bir miktar daha arttırmış.

Yeni Toyota Corolla Ölçüleri

Yakıt deposu 50, bagaj hacmi de 471 litre olan yeni Corolla’nın ağırlığı ise yaklaşık 50 kg. daha artmış bulunuyor. Yeni Corolla’yı kar beyazı, inci beyazı, gümüş gri, elmas gümüş gri, buzul metalik gri, siyah, metalik kırmızı, moka kahverengi ve güz bronzu olmak üzere 9 farklı renkte sipariş edebiliyorsunuz.

İç tasarımda ise sadelik ön planda, bir önceki versiyona göre havalandırma/klima kontrol düğmeleri üste toplanarak aşağıda ekstra bölmeler ve kablosuz telefon şarj yeri için yer açılmış. Ayrıca iç mekanda bej ve siyah renk seçenekleri ve koltukta deri-kumaş opsiyonları bulunuyor.

2019 Toyota Corolla’nın İç Tasarımı Oldukça Sade

Motor Seçenekleri

Yeni Toyota Corolla 1.6L 132 hp Valvematic benzinli ve C-HR, Auris ve Prius’tan tanıdığımız 1.8L 122 hp hibrit motor seçenekleri ile sunuluyor.
Yeni Corolla bu bağlamda Türkiye’de üretilen ikinci hibrit Model olarak tarihe geçiyor.

Dizel motor seçeneği artık yeni modelde sunulmuyor. Bence mantıklı olmuş, çevre etkileri bir yana, 1.4L 90 beygirlik D-4D dizel motor hem çok sağır, hem de çok gürültülüydü.

Şahsi fikrimce turbo beslemeli ve biraz daha yüksek performanslı bir benzinli motor opsiyonu da eklenseydi iş yapabilirdi. Aşağıdaki tabloda yeni Corolla’nın motor seçeneklerini ve teknik bilgilerini bulabilirsiniz:

Yeni Toyota Corolla Motor Özellikleri

Donanım

Yeni Corolla’da donanım paketlerinin isimleri azdan çoğa göre sırayla Vision, Dream, Flame ve Passion olarak değiştirilmiş.

Dream ve üstü donanım paketlerinde hayalet gösterge standart olarak sunulan yeni Corolla’da iç mekan butonların aydınlatması olarak yine mavi tonları kullanılmış. Passion donanım paketiyle birlikte sunulan ambiyans aydınlatması olarak orta konsolda ve kapı içlerinde çizgi şeklinde mavi ışıkları görüyoruz.

Ön çarpışma uyarı ve yaya tespit sistemi, akıllı şerit takip sistemi ve adaptif hız sabitleme tüm hibrit versiyonlarda standart olarak sunulurken benzinli versiyonda ise sadece Passion donanım seviyesinde sunulmuş. Vision donanım paketinde 4 inç, üst paketlerde de 7 inç büyüklüğünde multimedya ekranı bulunan yeni Corolla’da Passion ve üstü donanım paketlerinde kablosuz akıllı telefon şarj sistemi ve 10 inç head-up display sunuluyor.

Tüm Donanım Paketlerinde 7 Hava Yastığı Standart Olarak Sunuluyor

Donanımlar ile ilgili detaylı bilgiyi bu linkteki e-broşürden daha detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Fiyatlar

Yeni versiyon ile birlikte fiyatları yukarıya doğru güncellenen Corolla’nın başlangıç fiyatı hurda teşvik indirimi uygulandıktan sonra 95.700 TL civarında oluyor. Bu rakam donanım paketi ve motor seçeneğine bağlı olarak 175.000 TL seviyelerine kadar çıkabiliyor. Aşağıda 18 Şubat 2019 itibari ile geçerli olan Toyota Corolla benzinli ve hibrit modellerinin ve opsiyonların fiyat listesini bulabilirsiniz:

Yeni Toyota Corolla Fiyat Listesi

Tablodan da görebileceğiniz gibi en düşük seviye hibrit modeli almak yerine 1.6 Flame X-Pack alabiliyorsunuz. Aynı donanım paketine sahip benzinli ve hibrit modellerin arasında ise 19.000 – 37.000 TL arasında bir fark mevcut. Aynı zamanda yıllık MTV oranlarına baktığınızda hibrit versiyonda 2019 fiyatlarıyla yıllık yaklaşık 1.100TL ekstra vergi maliyetiniz olacak. Bu koşullarda hibrit motorun ekonomi anlamında çok fazla avantajı gözükmüyor. Fakat hibrit modelde de iç kabin daha sessiz.

Son Söz

Yeni Toyota Corolla bir önceki modele göre daha sportif ve keskin bir görünüşe sahip. Dizel motor seçeneğinin olmadığı yeni modelde hibrit çok da avantajlı olmayan bir opsiyon olarak sunulmuş. Her halükarda yeni Corolla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok satacak gibi gözüküyor.

Huawei TE20 İncelemesi

Huawei TE20 İncelemesi

Merhaba, bu yazımda tümleşik ve kompakt bir video konferans cihazı olan Huawei TE20’yi tanıtmaya ve tecrübelerimi aktarmaya çalışacağım.

Genel Bakış

TE20, kodek, kamera ve mikrofon ünitesinden oluşan, mevcut ekranı/projeksiyonu olan kurumlar için tümleşik bir video konferans cihazı. Boyutları oldukça küçük olan bu cihazın kurulumu da çok kolaylaştırılmış, cihazı kutusundan çıkarıp çalışır hale getirmeniz 5 dakikadan daha az sürüyor. 🙂 TE20’nin diğer cihazlardan ayıran özellikleri kısaca şöyle:

  • Önceden hazırlanmış konfigürasyon dosyası ile USB üzerinden “otomatik konfigürasyon”.
  • TV/Ekran üzerine veya duvara monte edilebilme.
  • 5x/12x (tercihe göre) optik zoom a sahip 1080p kamera.
  • 180 derece ve 6 metre menzile sahip stereo mikrofon.
  • 802.11n 2.4 ve 5 GHz Wi-Fi arayüzü.
  • AirPresence teknolojisi ile kablosuz içerik paylaşımı.
  • Piyasadaki en düşük bant genişliği ihtiyacı.
  • %20 paket kaybı toleransı.
  • Bulut servis sağlayıcıları ile çalışabilme.

Fiziksel Görünüm

Cihazın ön tarafından bakıldığında yukarıda 5x veya 12x optik zoom a sahip geniş açılı ve hareket edebilen bir kamera, aşağı kısımda ise sağ ve solda olmak üzere iki adet mikrofon ve bir durum ışıklı bir buton görüyorsunuz. Bu buton cihazı açıp kapamaya ve standby konumundayken cihazı uyandırmaya yarıyor.
TE20 Önden Görünüş

Arka tarafını çevirdiğimizde ise cihazın arayüzlerini görüyoruz. Burada video/ses giriş ve çıkışları, güç girişi ve ağ bağlantı arayüzlerini görüyoruz. Ayrıca konfigürasyonu otomatik olarak yüklemek için bir USB portu ile cihazı resetlemek için ufak bir buton da mevcut.

TE20 Arkadan Görünüş ve Arayüzler

Arayüzleri gördükten sonra cihazın kurulumuna geçebiliriz. Kutudan hemen hemen ihtiyacınız olan her şey çıkıyor. En temel kurulum için 3 adet bağlantıya ihtiyacınız var, güç, monitör/projeksiyon bağlantısı ve ağ bağlantısı (ethernet, eğer kablosuz ağa bağlamak isterseniz bu kabloya da ihtiyacınız olmayacak.). Aşağıdaki görselde bağlantıları daha detaylı görebilirsiniz:

TE20 Bağlantı Şeması

Wi-Fi

Cihazın bir diğer özelliği de wi-fi desteği . 802.11n destekleyen arayüzü ile cihazı isterseniz bir wi-fi istemci (wi-fi ağına dahil edebileceğiniz bir cihaz), isterseniz de toplantı odanıza wi-fi erişim sağlamak için bir erişim noktası olarak da konumlandırabilirsiniz. Ayrıca aşağıda detaylarını bulabileceğiniz kablosuz sunum paylaşımı özelliğini wi-fi ile kullanabilirsiniz.

Görsel Arayüzler

Cihazı fiziksel kurulumunu yapıp çalıştırdığınızda karşınıza bir sihirbaz çıkıyor, burada cihazın IP ayarlarını, wi-fi ayarlarını ve eğer yapılacaksa cloud hesabı ayarlarını yapabiliyorsunuz. Sihirbazı tamamladığınızda ise karşınıza sade bir arayüz çıkıyor. Bu arada cihazın üzerinde Android tabanlı bir işletim sistemi çalışıyor ama malesef kendiniz uygulama vs. yükleme şansınız yok.

TE20 Kullanıcı Arayüzü

Cihazın kumandası oldukça sade düşünülmüş. Kısaca göz gezdirdiğinizde neyin ne olduğunu hemen kavrayabiliyorsunuz.

TE20 Uzaktan Kumandası

Bu arada kontrol sadece uzaktan kumandadan ibaret değil, isterseniz cihazın API desteği ile farklı birimlerden de yönetebilmeniz mümkün. Örneğin büyük bir toplantı odanız var ve burada AMX, Crestron gibi otomasyon ürünlerini (ör. delege mikrofonlarının seçimi, projeksiyon, perde, videowall, aydınlatma kontrolü için dokunmatik arayüz vb.) hali hazırda kullanıyorsunuz. TE20’yi bu sisteme kolaylıkla entegre edip tek bir arayüzden kontrol etme şansınız var. Bu tür bir entegrasyon ihtiyacınız varsa Türkiye’de 4D Sistem ile görüşmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Cihazın gelişmiş ayarlarını (SNMP, NTP ayarları, hata ayıklama vb.) yapmanız için bir web arayüzü de bulunuyor. Yalnız burada eleştirebileceğim bir konu var. 2011’de ilk tanıştığım Huawei VP9030 serisi video konferans cihazlarından beri, video konferans ürünlerinin web arayüzü yıllardır değişmedi ve maalesef renk seçimleri pek iç açıcı değil. Ama sonuçta web arayüzü, her gün kullandığınız bir yer değil.

TE20 Web Arayüzü

Konferans – Kullanım

Yukarıda bahsettiğim kullanım özelliklerinden sonra bir konferans yapmak oldukça basit, kumanda üzerinden aramak istediğiniz numarayı veya IP adresini tuşlayıp çağrıyı başlatıyorsunuz. Eğer karşınızdaki cihaz da Huawei ise şanslısınız. H.264 HP ve kendi algoritmaları ile piyasadaki rakiplerine göre oldukça düşük bant genişliği kullanarak yüksek çözünürlüklü video görüşmeleri yapabilirsiniz. Ayrıca görüşme sırasında olası paket kayıplarına karşı toleransı oldukça yüksek olduğundan (SEC algoritması ile) stabil olmayan bağlantılarda bile (%20 ye kadar paket kaybı) kullanıcılar durumu hissetmeden görüşmeye devam edebilirler.

TE20 Çözünürlükler ve Bant Genişliği İhtiyaçları

AirPresence ile Kablosuz İçerik Paylaşımı

Konferans yaparken bir içerik veya sunum paylaşmak isterseniz bunu AirPresence adlı bir uygulama ile kolayca kablosuz olarak yapabiliyorsunuz. AirPresence, desktop (Windows/MAC) ve mobil (iOS/Android)cihazları destekleyen bir uygulama, TE20’nin web arayüzünden veya mobil cihazların ilgili uygulama mağazalarından indirip kurabilirsiniz. Cihaz ile bağlantıyı sağladıktan sonra “Share” tuşuna basarak içeriğinizi paylaşabilirsiniz. Bu özelliği aynı zamanda görüşme olmadan da kullanarak toplantı masanızda sunum kablosu derdinden kurtulabilirsiniz.
AirPresence Desktop Arayüzü

Son Söz

Bu tümleşik video konferans cihazı, yenilikçi özellikleri, düşük bant genişliği ihtiyacı, yüksek paket kaybı toleransı ve uygun maliyeti ile küçük ve orta ölçekli bir çok toplantı odaları için ideal bir çözüm olabilir. Daha önce hiç video konferans yatırımı yapmayan kurumlar için de başlangıç için oldukça uygun bir cihaz olduğunu söyleyebilirim.

CUCM 12.0 ile Yeni Gelen Özellikler ve Değişiklikler

CUCM 12.0 ile Yeni Gelen Özellikler ve Değişiklikler

Merhaba, bu yazımda görece yeni çıkmış olan Cisco Unified Communications Manager (CUCM) 12 versiyonunun getirdiği önemli yenilikler ve değişikliklerden birkaç tanesini özetlemeye çalışacağım.

1. Artık Desteklenmeyen IP Telefon Modelleri

İlk başta olumsuz ile başlayalım, CUCM 12.0’a yükseltmeden önce, Cisco IP telefonlarınızın bazılarını (ve potansiyel olarak çok fazla) değiştirmeniz gerekebilir, çünkü yeni versiyon ile birlikte aşağıdaki Cisco IP telefon modelleri CUCM 12.0’da desteklenmemekte (aslında aşağıdakilerin çoğu CUCM 11.5 de de desteklenmemekteydi):
  • 7970G (Zamanın efsane telefonuydu)
  • 7971G GE
  • 7921G
  • 12 SP +
  • 30 VIP
  • 7902
  • 7905
  • 7910
  • 7910SW
  • 7912
  • 7920
  • 7935

2. Akıllı Lisanslama (Smart Licensing)

CUCM 12.0 da artık lisans için geleneksel PAK yöntemi kullanılmıyor. Bunun yerine, Smat Software Licensing adı altında lisansların Cisco hesabınızla ilişkili olduğu bir yönteme geçildi. Eskiden olan PLM ve ELM sunucuları yerine Cisco Smart Software Manager ile lisanslar artık Internet üzerinden kontrol ve senkron ediliyor. Ayrıca yeni tanıtılan Flex Plan ile artık daha uygun fiyatlara süre bazlı lisanslar da alabiliyorsunuz. Cisco Smart Software Manager’ı farklı metotlar ile kurmanız mümkün. Aşağıdaki kurulum modellerinden kendi güvenlik politikalarınıza uygun olanı seçip uygulayabilirsiniz.
 
Cisco Smart Software Manager Kurulum Modelleri

3. Sadece IPv6 Çalışma Desteği

Bu bir gereklilik olmamasına rağmen, CUCM 12.0 artık tamamen IPv6 kullanan ağlarda da çalışabilmektedir. Ülkemizde kullanılır mı, bilinmez. (IPv6 ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.)

4. Minimum TLS Versiyonu Seçimi

Eğer kurumunuzda minimum belli bir TLS versiyonunda çalışma zorunluluğu gibi bir güvenlik politikanız varsa CUCM 12.0 ile de IP telefonlarda ve diğer uygulamalarda  kullanılacak minimum TLS sürümünü belirleyebilirsiniz. Varsayılan olarak TLS 1.0 tanımlı olsa de siz bu değeri 1.1 veya 1.2 ye zorlayabilirsiniz.

5. Markalama (Branding)

CUCM 12.0 ile birlikte artık CUCM admin arayüzünü kendi kurumunuza veya tercihlerinize uygun bir şekilde değiştirebilirsiniz. Değiştirebileceğiniz özellikler ise şunlar: 
  • Kurum Logosu
  • Arkaplan Renkleri
  • Border Renkleri
  • Font Renkleri

6. Video Çağrılarında Bağımsız Ses ve Görüntü Bant Genişliği Ayarı

CUCM’de farklı bölgelere yapılan aramaların bant genişliklerini (ve kodeklerini) değiştirebiliyorduk. 12.00 versiyonu ile birlikte artık görüntülü görüşmelerin hem ses hem de video bant genişliklerini ayrı ayrı belirleyebiliyorsunuz. Bu sayede lokasyonlar arasındaki Call Admission Control parametrelerini daha hassas konfigüre edebiliyorsunuz.
CUCM 12.0 ile daha fazla bilgi için sürüm notlarını incelemek isterseniz buradan erişebilirsiniz.

Kendi görüşüm CUCM 12.0 a geçmeyin, Her CUCM X.0 sürümlerinde olduğu gibi bu sürümde de yaptığımız kurulumlarda bir çok hata (bug) ile karşılaştık, mümkünse 12.1 veya 12.5 i bekleyin, bu sürümler bir çok hatanın giderildiği ve Cisco tarafından daha uzun süre desteklenen sürümlerdir.

IP Telefon Sistemleri ve Ücretsiz / Düşük Maliyetli IP Telefon Çözümleri

IP Telefon Sistemleri ve Ücretsiz / Düşük Maliyetli IP Telefon Çözümleri

VoIP / IP telefon santralleri ve tümleşik iletişim sistemleri son yıllarda oldukça popüler hale geldi ve mevcut sistemi güncellerken ya da veya yeni bir telefon sistemi kurarken artık bir numaralı tercih oldu. IP telefon santralleri mevcut ağ altyapısını kullanarak, kurumların dünyanın herhangi bir yerinden en az maliyetle (veya hiçbir ücret ödemeden) iletişim kurmasına ve işbirliği yapmasına yardımcı olan gelişmiş iletişim hizmetleri sunmasına olanak verdi.Bu yazımda IP telefon sistemlerinin temelleri, IP telefon santrallerinin nasıl çalıştığı, kritik VoIP bileşenlerinin neler olduğu, santrallerin dış dünyaya nasıl bağlanabilecekleri ve kurumların maliyetlerden tasarruf etmek için IP telefon / tümleşik iletişim sistemlerini nasıl kullanabilecekleri açıklamaya çalışacağım. Ayrıca,  (bence) en iyi ücretsiz VoIP / IP telefon çözümlerine bir göz atıp, küçük-orta ölçekte herhangi bir kurum için neden uygun olduklarını açıklamaya çalışacağım.

IP Telefon – Telefon Sistemlerinin Evrimi

Geleneksel telefon sistemleri Internetin yayılması ile artık eski kalmaya başladı. Kurumlar yavaş ama emin adımlarla, geleneksel sistemleri aşama aşama devre dışı bırakarak IP alternatifleriyle değiştiriyor. Ülkemizde bu durum dünyaya göre biraz geriden gelse de dönüşüm kaçınılmaz oluyor.

Geleneksel bir telefon sistemi, kurumun analog ve dijital telefonlarının telefon servis sağlayıcıdan alınan PSTN hatlarının bağlandığı bir dağıtım kutusundan ibarettir. Burada tüm mülkiyet kurumdadır,  ancak kurulum ve işletme giderleri pahalıdır ve çoğu zaman bakım, onarım ve değişiklik yapmak için uzman bir kişinin ya da ekibin istihdamını gerektirir.

İç ve Dış Hat Bağlantıları ile Geleneksel Bir Telefon Santralı

Bu yapıda ek dahili abone sayısını arttırmak genellikle santrale eklenen ek donanım kartlarına ve yeni telefonları besleyebilmek için daha fazla telefon kablosuna ihtiyaç olması anlamına gelecektir. Santral maksimum iç abone ya da dış hat kapasitesine ulaştığında donanımsal olarak daha büyük bir santrale geçmesi gerekecek ve bu da ek maliyetler doğuracaktır.

IP telefon sistemleri ya da tümleşik iletişim çözümleri 2000 li yılların başında telefon pazarına girmeye başladıklarından bu yana geleneksel yapılardan farklı olarak abonelere ek özellikler sunmaya başladı. Bunları kabaca şöyle özetleyebiliriz:

  • Mevcut ağ altyapısı ile entegrasyon
  • Düşük yükseltme maliyetleri
  • Analog telefonlar, fakslar vb. gibi mevcut ekipmanların kullanılması.
  • Fiziksel telefon cihazlarının yerini alan ve daha çok özellik sunabilen donanımsal/ yazılımsal telefonlar
  • Ayrı bir telefon santraline ihtiyaç duymadan uzak ofislere telefon servisi sunma
  • Mobil kullanıcıların dahili numaralarına VPN veya diğer güvenli araçlar aracılığıyla erişmelerine izin verme
  • Daha kolay web tabanlı yönetim arayüzleri sunma
  • Yedeklilik düzeyini artıran ve yedekleme maliyetlerini önemli ölçüde azaltan sanallaştırıma desteği
  • SIP gibi standart iletişim protokolleri aracılığıyla marka bağımsız yazılım ve donanım cihazları  desteği
  • Daha ucuz arama ücretleri için internet üzerinden alternatif telefon servis sağlayıcıları kullanma imkanı

Bu özellikleri sağlayabilen IP telefon çözümleri üretkenliği artırıp marka bağımlılığından uzaklaştırırken, telekomünikasyon maliyetlerini düşürmek isteyen kurumlar için giderek daha popüler bir alternatif haline geldi.

Kurumlar Niçin IP Telefon Çözümlerine Yöneliyor?

Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yapılan anketlere göre kurumların % 93’i IP telefon çözümleri kullanmakta. Bugün, IP telefon çözümlerinin büyük avantajları olduğu açıktır. IP telefon sistemleri, kurumlara daha fazla esneklik, düşük işletme maliyetleri ve mükemmel özellikleri daha düşük maliyet ile sunar. Siemens, Panasonic, Alcatel gibi pazar lideri geleneksel telefon santral üreticileri bile yeni trende adapte olmaya çalıştılar ve IP telefon destekli “hibrit” çözümler üretmek zorunda kaldılar, ama malesef bunlar tam bir IP telefon çözümleri ile karşılaştırıldığında bunlar sınırlı çözümler oldular.

Bir IP telefon santrali mevcut LAN ağını kullanır, bu da daha kolay kurulum ve kablolamadan tasarruf  anlamına gelir. Ağ yöneticileri, basit bir kullanıcı arabirimiyle geldiği için bir IP telefon sistemini kolayca yapılandırabilir ve yönetebilirler. Bazı durumlarda, yöneticiler dışında kullanıcılar da kendi tercihlerini ve ayarlarını yapılandırabilirler.

Buna ek olarak kurumlar telefon faturalarını azaltmak için SIP Trunk kullanabilirler. Bu durumda iletişim IP santral üzerinden bir SIP trunk ile doğrudan (veya duruma göre bir ses geçidi kullanılarak) telefon servis sağlayıcısına yönlendirilir. Servis sağlayıcı bu hizmeti doğrudan bir dedike hat ile sağlayabilir ya da kurum İnternet üzerinden bir servis sağlayıcının SIP sunucusuna bağlanarak gerçekleştirebilir. Genellikle bu iş uygun bant genişliği ve düşük gecikmeyi sağlamak adına dedike bir IP devre aracılığıyla (ör. Metro Ethernet) sağlanır.

SIP trunk hizmeti ile servis sağlayıcıları genellikle PSTN veya ISDN devreleri gibi geleneksel yöntemlere göre oldukça düşük fiyatlar sunarlar. Aynı zamanda SIP trunk üzerinden hat arttırımı çok daha kolay yapılabilmektedir.

IP telefon sistemleri kullanıcıları daha mobil hale getirebilir. Yazılımsal telefon uygulamaları kullanıcıların her hangi bir yerden akıllı telefonlarından veya bilgisayarlarından arama yapabilmesine izin verir. Bu da kişinin dahili numarasını bulunduğu yerden bağımsız olarak kullanabilmesi anlamına gelir.

IP telefon sistemleri IP tabanlı bir çözüm olarak kullanıcıların kablolu altyapıda değişiklik yapmadan masalar veya ofisler arasında kolayca yer değiştirebilmeleri anlamına gelir. Kullanıcı yeni yerine gittiğinde IP telefonu bir DHCP sunucusunun yardımıyla kullanıcının dahili numarası ve ayarları ile otomatik olarak yeniden yapılandırır ve IP santrale hızlıca bağlanır.

Bir başka büyük avantaj iletişimin birleşimidir. Masa telefonu, cep telefonu, e-posta, sesli posta ve daha fazla iletişim aracı IP telefon sistemleri ile entegre edilerek tek bir sisteme dönüştürebilir ve kullanıcılara tek bir yer üzerinden erişim sağlanabilir.

Modern IP Telefon Sistemlerinin Ana Bileşenleri

Bir tümleşik iletişim sistemi bir dizi önemli bileşenden oluşur. Öncelikli olarak, IP santral yazılımını çalıştıran bir sunucu ile başlayalım. Bu sunucu, tüm iletişim uç cihazlarını, çağrı yönlendirme, ses ağ geçitleri ve daha fazlasını yöneten bir kontrol sunucusudur. Bu sunucuya genel olarak çağrı yöneticisi de denmektedir.

IP santral yazılımı bir sunucuya yüklenir ve gerekli ağ yapılandırması yapılarak ağa dahil edilir. Üreticiye bağlı olarak, IP santral bir yönlendirici, (ör. Cisco Call Manager Express) gibi bir ağ cihazında çalışabilen veya bir sunucunun işletim sisteminin üstüne yüklenebilen bir yazılım uygulaması da  (ör. Karel IPG, Asterisk, 3CX PBX)olabilir. Bazı üreticilerin yazılımları ise kendi işletim sistemleri ile birlikte gelebilir (ör Cisco Unified Communications Manager, Avaya Aura). Santral yazılımlarının hemen hemen hepsi artık sanallaştırma ortamlarını desteklemektedir. Bu da yedeklilik ve esneklik sağlayarak hizmet sürekliliğini önemli bir ölçüde iyileştiriyor.

IP Telefon Santrali ve VoIP Ağ Bileşenleri

Ses ağ geçitleri (voice gateway veya analog telefon adaptörü – ATA olarak da geçer), analog telefon, faks vb. analog cihazların VoIP ağına bağlanmalarını sağlayan bir arayüz görevi görürler. Ses ağ geçidi bu aygıtlara atanan dahili numaralar ile yapılandırılır ve genelde SIP protokolü üzerinden (H.323, MGCP ve SCCP protokolü kullanan cihazlar da vardır)  analog telefonlar adına IP santrale kayıt olur. Bir analog cihaza atanmış bir dahili numarası çağrıldığında, IP santral, sinyali, ses ağ geçidine gönderir ve ağ geçidi analog cihaza gerekli zil sinyalini üreterek telefonun çalmasını sağlar. Telefon açılıp çağrı alındığı anda, ses ağ geçidi, analog cihaz ve VoIP ağı arasında “yönlendirici” görevi görerek çağrıyı bağlayacaktır. ATA  terimi ise genellikle bir çift analog cihazı VoIP ağına bağlayan bir ses ağ geçidini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

VoIP ağ geçitleri (VoIP Gateway), bir ISDN (BRI veya PRI) veya PSTN arabirimi yoluyla bir IP santrallerin telefon servis sağlayıcısına bağlanması için kullanılır. PSTN üzernden gelen ve PSTN’e doğru giden çağrılar, bu VoIP ağ geçidinden geçecektir.

IP telefonlar, telefon görüşmeleri yapmak için kullanılan fiziksel cihazlardır. Üretici ve modele bağlı olarak, bunlar, renkli, dokunmatik ekranlı, çoklu hat destekli, hızlı arama, video konferans gibi gelişmiş işlevlere sahip cihazlar olabilir. Bu alandaki popüler üreticiler Cisco, GrandStream, Avaya, Yealink, Fanvil gibi markalardır. Hemen hemen tüm IP telefonları SIP protokolünü kullanarak iletişim kurarlar, fakat bazı üreticiler telefonlarında kendi geliştirdikleri protokolleri kullanabilir (ör. SCCP, IPKTS).

Çeşitli IP Telefon Modelleri

IP telefonlara ek olarak yazılım tabanlı telefonlar (softphone) da kullanılabilir. Bu uygulamalar bir masaüstü bilgisayar veya akıllı telefon üzerinde çalışır ve bir IP telefona benzer tüm hizmetleri ve daha fazlasını sunabilir. Kullanıcılar ayrıca gerekirse bir kulaklık-mikrofon seti (Bluetooth) ile iletişim sağlayabilirler.

Bununla birlikte, bir tümleşik iletişim sisteminin önemli bir parçası, birden fazla iletişim platformuna sezgisel olarak bir araya getirmek için mevcut donanım ve yazılımı entegre etme ve aynı anda kullanma yeteneğidir. Bu da size örneğin Outlook, e-posta arayüzünden doğrudan telefon görüşmeleri yapmanıza, ortak telefon rehberi oluşturmanıza, ulaşamadığınız kişiye sesli mesajınızı e-posta olarak gönderebilmenize olanak sağlar..

Bu yapılara, anlık mesajlaşma sistemleri de entegre edilebilir, böylece sesli iletişimin yanında yazılı iletişim ve sohbet seçenekleri de kazandırılmış olur. Masaüstü paylaşım özellikleri ile de yetenekler daha da geliştirilebilir (örneğin bir IT helpdesk çalışanı sorun yaşayan kişinin masaüstüne uzaktan bağlanıp sorununu hızlıca çözebilir).

Bir IP Santral Nasıl Çalışır?

IP telefon sistemlerinin bütününü anlamak için her bir bileşenin nasıl çalıştığını anlamak önemlidir. Her bir IP telefon en az bir IP telefon santraline kayıt olur. IP telefon santrali her telefonun adreslerini içeren bir liste tutar. Bu işlem için genel olarak SIP protokolü kullanılır ve telefonların santral üzerinde tanımlı bir SIP hesapları bulunur.

SIP Hesapları

SIP uçbirim cihaz hesapları (IP telefonlar, yazılım telefonları, ses ağ geçitleri), IP santralde dahililer ve kimlik bilgileri ile tanımlanır. Benzer şekilde, uçbirim cihazları da IP santralin IP adresi ve önceden yapılandırılmış SIP hesap bilgileri ile yapılandırılır. SIP uçbirim cihazı IP santrale kaydedildikten sonra telefon çağrıları yapmaya ve almaya başlayabilir.

Bir IP Telefonun Santrale Kayıt Olma Süreci

Bir kullanıcı bir arama yaptığında, santral aramanın aynı sistemde veya harici olarak bir telefona gidip gitmeyeceğini belirleyebilir. Dahili çağrılar SIP adresi ile algılanır ve LAN üzerinden doğrudan birbirine yönlendirilir. Harici çağrılar (PSTN), telefon servis sağlayıcısına VoIP ağ geçidi üzerinden veya bir SIP trunk yoluyla yönlendirilir.

Ses Kodekleri

IP telefonlardan gelen ses sinyalleri iletilmeden önce dijital formata dönüştürülmelidir. Bu işlem, bir kodek ile yapılır. Mevcutta bir sürü farklı kodek türü vardır ve bu hangi kodeği kullandığınız ses kalitesi ve kullanılan bant genişliği miktarına belirler.   IP telefonlar genelde 1: 2 sıkıştırma ve 64Kbps bit hızında (23.2 Kbps lik IP header ile birlikte 87.2 Kbps) olan G.711 kodeğini kullanır. Bu kodek size bir analog telefon kadar bir ses kalitesi sunar.   Bantgenişliğinin düşük olduğu yerlerde IP telefon görüşmeleri için daha az bant genişliğine sahip bir kodek kullanılmak istenebilir. Bu durumlar için en yaygın kullanılan kodek, yalnızca 8 Kbps bantgenişliği (23.2 Kbps lik IP Header ile birlikte 31.2 Kbps) kullanan ve kabul edilebilir bir ses kalitesi sağlayan G.729’dur. Bu kodek ile yapılan bir görüşmenin kalitesi cep telefonu ile yapılmış bir arama kalitesine benzer.   PSTN’den daha iyi bir çağrı kalitesi isteniyor ise yine yaygı olan G.722 kodeği kullanılabilir. Kodekler ile ilgili detaylı yazımı şu linkte bulabilirsiniz.  

Kodek Bilgileri Tablosu

SIP Trunk

Son olarak, SIP trunklar dış dünyaya yapılan ve oradan gelen telefon çağrıları için kullanılır. Bu, tamamen IP tabanlı bir iletişim olup, telefon servis sağlayıcısına özel bir VPN ağından ya da Internet üzerinden erişilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, istenen eş zamanlı çağrı sayısını karşılayabilecek yeterli bant genişliğini sağlayabilmektir. Örneğin, bir SIP sağlayıcısına bağlanmak ve G.711 kodek kullanarak 24 adede kadar eş zamanlı çağrıyı desteklemek istiyorsak, hat kapasitesinin en az 87.2Kbps x 24 = 2092.8Kbps (veya 2.043Mbps) olması gerekir.

IP Telefon Sistemleri Nasıl Tasarruf Sağlayabilir?

Tasarrufu anlayabilmek için eski analog / dijital santraller ile IP telefon sistemleri arasındaki temel farkları anlamak önemlidir.   IP telefon sistemleri mevcut ağ altyapısı üzerinde çalıştığı için telefonlar için ayrı bir kablolamaya ihtiyaç yoktur. Bu da kurulum maliyetlerinin önemli bir kısmını ortadan kaldırır. Dolayısı ile kurumların başlangıç yatırımları, geleneksel sistemlerinden çok daha az olabilir. Aynı şekilde kablolamanın tek olması işletme maliyetlerinde de bir azalma demektir. IP santrallerden her bir IP telefona kablo çekilmesi gerekmediği için kullanıcıların ofisler arasında yer değiştirmesi de kolaylaşacaktır. IP telefon veya bir kablosuz cihaz (ve bir softphone) ile kullanıcılar kendi dahili hatlarını istedikleri yere götürebilirler.   IP santrallerin işlevselliğini daha da genişletmek için güncellenmesi, eski santrallere kıyasla çok daha fazla maliyet ve zaman tasarrufu sağlar. Çoğu durumda, yeni özellikler sadece bir yama yükleme meselesidir. Aynı zamanda IP telefon sistemlerinin ölçeklenmesi çok daha kolaydır. Geleneksel telefon sistemleri, telefonların bağlanabileceği belirli sayıda bağlantı noktasına sahiptir ve sınıra ulaştığınızda mevcut sistemi değiştirmek sizin için önemli miktarda paraya mal olacaktır. IP santrallerde ise genelde sunucu kaynaklarının arttırılması ile bu işlem çok daha ucuza halledilebilir.   Geleneksel PSTN arayüzlerine kıyasla SIP trunk çözümü maliyet anlamında size tasarruf sağlayacaktır. Farklı operatörlerden farklı seviyelerde hizmetler alıp çağrılarınızı da en ucuz ücret tarifesine göre farklı SIP trunklara yönlendirirseniz. Bu sayede de (kullanıma bağlı olarak) yaklaşık %40 gibi bir tasarruf sağlayabilirsiniz.   Ayrıca, SIP trunkta maksimum eş zamanlı çağrıların sayısının genişletilmesi, servis sağlayıcıdan talep edeceğiniz kanal artışının yanında ilave bant genişliği ile yapılabilecek kolay bir işlemdir. Geleneksel ISDN veya PSTN hatlarda kurumun ek hatları servis sağlayıcıdan talep etmesi ve yeni hatların fiziksel olarak kurulmasını sağlamak için birkaç haftaya kadar sürebilir.   Bu doğrudan tasarruflara ek olarak, IP telefon sistemlerinin sunduğu gelişmiş özellikler ve sahip oldukları esneklik, kurum içi üretkenlikte büyük bir artışa neden olabilir. İş arkadaşlarınız ve müşterilerinizle verimli bir şekilde çalışabilme yeteneği, genellikle daha yüksek memnuniyet, daha fazla proje ve daha fazla kârla sonuçlanabilir.

Popüler Ücretsiz ve Düşük Maliyetli IP Telefon Çözümleri

Küçük işletmeler muhtemelen ücretsiz bir IP PBX çözümünü kolayca kendilerine uygulayabilirler. Tamamen ücretsiz olarak saygın, açık kaynaklı piyasada bir çok çözüm mevcuttur ve bunlardan en büyük ve en popüler olanı Asterisk’tir. 2005’ten bu yana geliştirilen Asterisk sunduğu çağrı yönetimi, robot operatör, sesli posta, otomatik çağrı dağıtımı ve konferans görüşmesi gibi özellikler bakımından bir çok ücretli çözümle yarışır bir durumda.   Piyasada Asterisk tabanlı olan başka ürünler de mevcut. FreePBX de oldukça güzel bir görsel arayüz ile Asterisk’in özelliklerinden faydalanabilmenizi sağlıyor. Küçük yerler için Raspberry Pi’ye de kurulabilen bir sürümü mevcut. İsterseniz ücretli bakım anlaşması da yapabiliyorsunuz.   3CX ise küçük şirketler için ücretsiz bir tümleşik iletişimi çözümü sunabiliyor. Eş zamanlı 4 çağrıya (15-20 kullanıcılı bir kurum için gayet yeterli) kadar ücretsiz olan 3CX çözümü yüksek yoğunluklarda piyasadaki üreticilere göre daha düşük bir fiyatlama sunuyor.   Elastix (Gerçi 3CX tarafından 2016 yılında satın alındı ama hala ücretsiz indirebildiğiniz bir dağıtım olarak kalmaya devam ediyor.) bunlardan biri ve ek olarak e-posta, anlık mesajlaşma, faks sunucusu gibi ek özellikler sağlayabiliyor. Elastix, arayüz olarak Asterisk’ten daha basit ve HylaFax ve Postfix gibi diğer açık kaynak kodlu geliştirmelerde daha iyi bir entegrasyon sunabilir.   Yukarıdaki ürünlerden birini seçip X-Lite, Zoiper, 3CX gibi yazılım tabanlı telefonları kullanarak kurumunuza oldukça düşük maliyetli bir IP telefon sisteminizi kurabilirsiniz.

Yazılım Tabanlı Telefonlar (Softphone)

Son Söz

IP telefon sistemleri, geleneksel santrallere göre, bir çok avantaj sunar. IP telefon sistemleri, çağrıları akıllıca yönetme, anında konferans görüşmeleri yapabilme, evden çalışmayı mümkün kılan gelişmiş mobilite özellikleri gibi geleneksel sistemler ile mümkün olmayan gelişmiş özellikleri sunabildiği için neredeyse her şekilde daha ucuzdur.  Bunlara ek olarak, bakım ve işletme için daha az kaynak ve zaman ihtiyacı olduğu için işinizde rekabette geride kalmayacak çok yönlü, genişletilebilir ve esnek bir sisteme sahip olursunuz.