Browsed by
Aylar: Kasım 2018

Yerli Tek Kartta Bilgisayar Poyraz İncelemesi (Edit: Gerçekten Yerli Mi?)

Yerli Tek Kartta Bilgisayar Poyraz İncelemesi (Edit: Gerçekten Yerli Mi?)

Not: Bu yazımı birtakım sebeplerden dolayı güncelleme ihtiyacı duydum, eklenmiş cümleleri kırmızı renkle işaretlenmiş olarak bulabilirsiniz.

Merhaba bu yazımda tek kartta bilgisayar (Single Board Computer, SBC) meraklıları için Türkiye’de geliştirilmiş bir SBC olan Poyraz’ı tanıtacağım.

2012 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde kurulan ve Manisa’da faaliyetlerini devam ettiren, IoT, gömülü sistemler konularında ürünler ve çözümler geliştiren Bilims ekibi 2016 yılında ülkemizin ilk tek kartta bilgisayar ürününü olan Poyraz’ı geliştirerek lansmanını yaptı. ARM tabanlı olarak geliştirilen bu minik bilgisayar ile endüstriyel projelerden eğitim, sağlık gibi alanlara kadar çok geniş bir yelpazede ürün geliştirmesi yapılabilir (benzer bir bilgisayar olan Raspberry Pi ile ilgili neler yapılabileceğini anlattığım yazıma buradan ulaşabilirsiniz). Ticari olarak geliştirilen ilk SBCsi olan Poyraz’ın ismi ise, şirketin kurucusu olan Onur Keskin’in oğlunun isminden geliyor.

Özellikler

Poyraz, ARM tabanlı işlemcisi sayesinde Android ve Linux tabanlı işletim sistemleri (Debian, Ubuntu vb.) çalışabiliyor. Resmi olarak da yine Debian tabanlı olan PardusARM ile çalışıyor.

Orange Pi ve Banana Pi larda olduğu gibi 8GB dahili hafıza ile işletim sistemini üzerine kurup SD kart ile de ek depolama imkanınız bulunuyor. 10*6 cmlik boyutu ile Raspberry Pi’den azıcık daha büyük. Poyraz’ın normal ve kompakt olmak üzere şimdilik iki versiyonu bulunuyor. Versiyon 1’in özellikleri ise şöyle:

  • Samsung Exynos 1.5 GHz 4 Çekirdekli ARM Tabanlı İşlemci
  • 1GB DDR 3 RAM
  • 8GB NAND Depolama Alanı
  • 1080p30fps HDMI Görüntü Çıkışı
  • 10/100 Ethernet Portu
  • 2 Adet USB Host, 1 Adet OTG Girişi
  • 3.5 mm Harici Ses Çıkışı
  • LVDS (Low-voltage Differential Signaling) Portu
  • 52 pin GPIO (General Purpose Input/Output) Portu
  • MIPI CSI-2 Kamera Arayüzü
  • IR (Infrared) Portu
  • 64GB Destekli Micro SD kart yuvası
  • 5V, 1A Güç Tüketimi
  • Li-Po Şarj Modülü ile Pil Desteği
Poyraz V1

Versiyon 2’de ise Ethernet mevcut değil ve 1 adet USB portu var, ek olarak da dahili Wi-Fi ve Bluetooth mevcut. 

Poyraz V2

Hemen “ee bunda Samsung işlemci var, nesi yerli ki?” diyenler olabilir. Ülkemizde henüz işlemci üretilemiyor evet, ama bu da bir başlangıçtır, her şeyi %100 yerli yapmanın yanında mevcut bileşenleri alıp kendi katma değerinizi ekleyip ürün haline getirmek de bir başarıdır, değil mi? Evet, ama katma değerinizi koyarsanız. Maalesef biraz daha araştırma yapığımda bu SBC’lerin Çin menşeili FriendlyARM firmasının sırasıyla NanoPC-T1 ve NanoPi 2 olduklarını görüyoruz.

Kullanım Alanları

Poyraz, piyasadaki diğer SBC’ler ile aslında aynı kullanım alanlarına sahip, günümüzde de kamu kurumlarında, okullar ve hastanelerde birtakım pilot çalışmalar var. Seri üretim mali konular sebebiyle başlamadığından henüz yaygınlaşmış değil.(mi acaba?)

Son Söz

Poyraz, kendi dahili depolama alanı ve batarya ile çalışabilme özellikleriyle piyasada bulabileceğiniz SBC’lerden sıyrılıyor. Genelde şimdiye kadar basında “Yılda 3TL Elektrik Harcayan Bilgisayar” olarak lanse edilmiş, bence bu şekilde bir çıkış yerine fark yaratan özellikleri ve seri üretime geçilip rekabetçi fiyatıyla fark yaratabilir. Yabancıların güzel bir lafı var, “Imitation is not innovation” diye, maalesef üzerine pek bir şey koymadan çıkarılan ve farklı lanse edilen bu ürünler ülkecek aşağılık komplekslerimizi arttırıp yalın ürünler çıkarabilme hevesimizi ortadan kaldırıyor. Kısaca yapmayın etmeyin kardeşim.

Raspberry Pi 3 A+ İncelemesi

Raspberry Pi 3 A+ İncelemesi



Merhaba, eğer siz de benim gibi bir Raspberry Pi ve bu zihniyetin hayranı iseniz, yeni duyurulan modeli incelediğim bu yazıyı okumanızı öneririm. Daha önce paylaştığım Raspberry Pi ile neler yapılabileceği hakkındaki yazımı da bu linkten okuyabilirsiniz.

Raspberry Pi Model 3 A+

Raspberry Pi’nin yeni modeli Raspberry Pi 3 A+ 15 Kasım tarihinde (dün) duyuruldu. Bu yıl içerisinde duyurulan ikinci model olan Raspberry Pi 3 A+, Mart ayında satışa çıkarılan Raspberry Pi 3 B+ ile aynı işlemciye sahip fakat RAM miktarı ve USB sayısı düşürülmüş ve artık Ethernet arayüzü bulunmuyor. Raspberry Pi vakfı 2018 Mart ayında, 3+ platformun “klasik” Raspberry Pi’nin son iterasyonu olduğunu açıklamıştı. Dolayısı ile zaman içerisinde Raspberry Pi serisini farklı formlarda da göreceğimiz kesin.

A Serisi

Uzun süredir Raspberry Pi serisini takip edenler hatırlayacaktır, 2014’te çıkan Raspberry Pi 1 Model B+’ın ardından bir de Model A+ çıkmıştı. RAM’i B+’a göre 256MB daha azdı ve USB ve Ethernet’in olmadığı bu model daha düşük fiyattan (20$) satılmıştı.

Raspberry Pi 1 modelinde satışa çıkan A modelini Raspberry Pi 2 modelinde görememiştik. Raspberry Pi 3 modelinde ise kablosuz bağlantı ve Bluetooth özelliklerinin gelmesi ile A modelinin de çalışmalarını yapan Raspberry Pi Vakfı, Raspberry Pi 3 B+ modelinde olduğu gibi Kablosuz bağlantı ve Bluetooth özelliklerini de bu modele eklemiş oldu.

Raspberry Pi Model 3 A+ Özellikleri: 

  • İşlemci: Broadcom BCM2837B0, Quad Core Cortex-A53 (ARMv8) 64-bit SoC @ 1.4GHz
  • RAM: 512 Mb LPDDR2 SDRAM
  • Wireless LAN: Çift bant 2.4 + 5 GHz 802.11.b/g/n/ac
  • Bluetooth: BLE 4.2
  • GPIO: 40 pinli header, güç giriş pinlerli
  • Hafiza: İşletim sistemi ve depolama için Micro SD kart girişi 
  • Video: HDMI, DSI ekran portu + CSI kamera portu
  • Ses: 4 kutuplu 3.5mm ses + kompozit video portu
  • USB: 1 adet USB 2.0 + MikroUSB 5V/2,5A güç girişi
  • Multimedya: H.264, MPEG-4 1080p@30, OpenGL 2.0
  • Geliştirilmiş USB boot özelliği
  • Geliştirilmiş termal yönetim
Raspberry Pi 3 A+, Raspberry Pi 3 ‘ün yeni, daha küçük ve daha hafif bir sürümü olarak düşünebilirsiniz. 25$ lık fiyatıyla Raspberry Pi 3 A+ modeli de 1 deki gibi ucuz ürün olma özelliğini sürdürüyor. Bu sebeple üzerindeki bağlantı noktaları Raspberry Pi 3 B+’a göre daha az, bununla beraber RAM kapasitesi de Raspberry Pi 3 B+’a göre daha düşük. 

Raspberry Pi 3 B+ vs. Pi 3 A+
Raspberry Pi aksesuarları ile uyumlu kalmasını sağlamak amacıyla Raspberry Pi 3 Model A+, Raspberry Pi 1 Model A+ ile aynı mekanik tasarıma sahip olacak şekilde üretilmiş. Modeller arasındaki farkları daha detaylı incelemek isteyenler için aşağıda bir tablo oluşturdum:

Raspberry Pi 3 A+, B+ ve Pi Zero W Karşılaştırma Tablosu
Raspberry Pi 3 Model A +’ın en az 2023 yılına kadar üretimde kalacağı söyleniyor, bu da en az 5 yıllık komünite desteği demek.

Son Söz

Pi 3 A+ geekler ve nerdler için pek bir şey ifade etmese de 20$ lık fiyatı ile kodlamayı ve programlamayı öğrenmek için satın alabileceğiniz en uygun fiyatlı bilgisayar olarak piyasada yerini alıyor, bu yüzden anlamlı bence. Toplama bir PC kasası parasına bir okulun bilgisayar laboratuvarını dolduracak kadar bu cihazdan alınıp ekonomik sınıf fark etmeksizin bütün çocukların bu tür imkanlara erişebilmesi mümkün kılınabilir.
CUCM Yedekleme Prosedürleri

CUCM Yedekleme Prosedürleri

Merhaba, eğer iletişim altyapınızda CUCM kullanıyorsanız, olası felaket senaryolarına karşı şiddetle yedek almanızı öneririm. Bu yazıda CUCM yedekleme prosedürler, yedekleme işlemini manuel ve otomatik olarak nasıl yapabileceğinizi anlatacağım.

CUCM’in yedek dosyalarını dış bir ortama aktarabilmesi için bir SFTP sunucunuzun olması gerekmekte. Ben yıllardır alıştığım ve kullandığım CoreFTP‘yi önerebilirim.

Backup Device Ekleme

İlk önce SFTP sunucumuzu CUCM’e tanıtarak başlıyoruz. 

1. Disaster Recovery System‘den Backup > Backup Device‘ı seçin.

2. Gelen sayfada yeni bir sunucu eklemek için Add New‘a tıklayın.

3. Backup Device Name alanına kullanmak istediğiniz sunucu adını girin.

4. Network Directory kısmında ilgili alanları doldurun :     

  • Hostname / IP Address kısmına SFTP sunucu adresi    
  • Path Name alanına klasörün yeri    
  • Username alanına kullanıcı adı    
  • Password alanına şifre.

5. Save‘e tıklayın

CUCM Backup Device Eklemek

Zamanlanmış Yedekleme Oluşturma

SFTP sunucusunu ekledikten sonra artık otomatik olarak yedekleme işlemini ayarlayabiliriz. Bunun için gerekli adımlar şu şekilde: 

1. Disaster Recovery System’den BackupBackup Scheduler‘ı seçin.

2.Schedule List penceresinde Add New‘a tıklayın.

3. Schedule Name alanına açıklayıcı bir ad verin.

4. Select Backup Device alanında daha önce eklediğiniz SFTP sunucusunu seçin. 

5. Select Features kısmında yedeği alınmasını istediğiniz özellikleri seçin (ya da hepsini seçin).

6. Start Backup at alanında yedek işleminin ne zaman başlayacağını seçin. Burada günü ve saati seçerken ileri bir tarih seçmeniz gerekiyor, yoksa hata verecektir.

7. Frequency alanında ne kadar sıklıkta (günlük, haftalık) ve ne zamanlar yedek alınmasını istiyorsanız o şekilde seçin.

8. Save‘e basarak kaydedin.

9. Enable Schedule‘a basarak aktif edin.

CUCM Zamanlanmış Yedekleme Oluşturma

Artık zamanlanmış backup konfigürasyonumuz tamamlandı. 

Manuel Yedekleme

Eğer CUCM bileşenlerini kendiniz yedeklemek isterseniz şu prosedürü uygulayabilirsiniz: 

1. Disaster Recovery System’den Backup > Manual Backup‘ı seçin.

2.Select Backup Device alanında SFTP sunucunuzu seçin.

3.Select Features kısmında yedeği alınmasını istediğiniz özellikleri seçin (ya da hepsini seçin).

4. Start Backup‘a basarak yedek işlemini başlatın.

CUCM Manuel Yedekleme Oluşturma

Yedekleme işlemi CUCM cluster ve database büyüklüğüne bağlı olarak 10-100 dakika arasında sürebilir ve yedekleme dosyalarında en çok yer tutan kısım telefon firmware dosyalarının bulunduğu TFTP’dir.

Bu adımları aynı zamanda aşağıda hazırlamış olduğum videoda da izleyip görebilirsiniz:

CUCM Yedekleme Prosedürleri
Microsoft Kaizala – Yeni Bir İşbirliği Uygulaması İncelemesi

Microsoft Kaizala – Yeni Bir İşbirliği Uygulaması İncelemesi

Merhabalar, bu yazımda yakın zamanda popülerleşmeye başlayan Microsoft’un işbirliği uygulaması olan Kaizala’yı inceleyeceğim.

İş yaşantısının daha çok mobiliteye ihtiyaç duyduğu aşikar, hal böyle olunca da firmalar mobil tarafa ağırlık veriyorlar. Hali hazırda kullanılan Whatsapp, Telegram gibi uygulamalar ise daha çok bireysel kullanıcıları hedefledikleri için iş hayatının gerekliliklerini tam olarak karşılayamıyorlar. Microsoft da bu ihtiyacı görmüş olacak ki Kaizala adlı uygulama ile kurumsal müşterilerinin karşısına çıkmış.

Kaizala Ne Demek?

Kaizala kelimesi, Hindistan’ın Maharaştra bölgesi ve Mauritius’un resmi dili ve aynı zamanda bir Hint şivesi olan Marathice kay (ne) ve zaala (olmak fiilinin geçmiş zaman çekimi) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Türkçe’ye “Ne Oldu?” diye çevirebiliriz (hayır canım Whatsapp ile ne alakası var?😄). Benim yorumum isim olarak iki heceli ve telaffuzu daha kolay olan bir isim daha çok iş yapabilirdi.


Kaziala’nın Özellikleri

Kaizala tahmin edebileceğiniz gibi çoğunluğu Hintlilerden oluşan bir ekibin “garaj projesi” konseptinde geliştirilmiş. iOS ve Android işletim sistemli cihazları destekleyen Kaizala ile kısaca şunları yapabilirsiniz:

  • Mesajlaşma
  • Grup Mesajlaşma
  • Anket
  • Toplantı Talebi
  • Duyuru Gönderme
  • Görev Atama
  • Gruplara Eğitim Verme
  • Yapılacaklar Listesi
  • Metin, Fotoğraf, Video ve Doküman Paylaşımı
  • Konum Paylaşımı (Canlı)
  • Sesli Arama
  • Görüntülü Arama
  • Office 365 ile Entegre Olabilme (ör. Power BI)
  • Geliştirilebilir Eylem Kartları Oluşturma
Mobil Arayüzden Ornekler – 1
Kaizala’yı ilk kurduğunuzda size telefon numaranızı soruyor ve gönderdiği bir kod ile doğrulama yaparak uygulama açılıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi telefondaki kontaklarınızı tarayarak diğer Kaizala kullanan kişileri buluyor ya da onlara davet gönderebiliyorsunuz.
 

Aynı diğer mesajlaşma uygulamalarında olduğu gibi Kaizala’da da gruplar yaratabilirsiniz. Hali hazırdaki gruplara bir kod veya QR kodu ile de katılabilirsiniz. Ayrıca konum özelliği ile de yakınlarınızdaki grupları bulup onlara da katılabilirsiniz.Kişisel alanınıza ise kendinize ait notlar, fotoğraf, görevler gibi şeyler ekleyebiliyorsunuz. 

 
Telefonunuzun kamerasından fotoğraf ya da tarayıcı özelliği ile beyaz tahta, kartvizit gibi şeyleri de kişileriniz veya gruplar ile paylaşabilirsiniz. Bu modül yıllardır severek kullandığım Office Lens ile neredeyse birebir aynı. Tarayıcı bulunmayan yerlerde adeta hayat kurtarıyor.
 
Mobil Arayüzden Örnekler – 2
Sesli ve görüntülü görüşme kısmı Skype’tan alınmışa benziyor. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok evet, ama kendi fikrim yeni bir konsept yerine hali hazırda çokça bilinen Skype’ı (veya Skype for Business’i) evirebilirlerdi.

Kaizala şimdilik Arjantin, Bangladeş, Brezilya, Kamboçya, Şili, Kolombiya, Mısır, Ethiyopya, Hindistan, Endonezya, Israil, Ürdün, Kenya, Lübnan, Malezya, Meksika, Fas, Nijerya, Filipinler, Ruanda, Suudi Arabistan, Singapur, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Türkiye, Uganda, ve Vietnam’da kullanılabiliyor. Bu ülkeleri düşündüğünüzde esas hedef kitlenin gelişmekte olan ülkelerin beyaz ve mavi yakalı çalışanları olduğunu anlayabiliyoruz.

Web Arayüzü

https://webapp.kaiza.la adresinden de uygulamanın web sürümünü kullanabilirsiniz. Aynı şekilde webde de telefon numarası ve kod ile eşleyerek sizi ekranınız ile buluşturuyor. Henüz test aşamasında sanırım, o yüzden mobil uygulamadaki kadar çok fazla özelliği kullanamıyorsunuz.

Kaizala Web Arayüzü

Opsiyonlar ve Lisanslama

Kaizala’nın ücretsiz ve Pro olmak üzere iki versiyonu mevcut. Eğer kurumsal bir araç olarak kullanacaksanız, kullanıcı/grup yönetimi, raporlama, analiz, API ile 3. parti entegrasyonu (iş akışlarını CRM ile entegre etmek vb.) ve veri güvenliği gibi şeylere ihtiyacınız var ise Pro sürümü uygun olacaktır. Ayrıca Pro sürümü ile size bir de yönetim portalı sunuluyor. Lisanslama ve ücretlendirme ise aylık ve kullanıcı başına yapılıyor. Aşağıdaki tabloda detaylı olarak inceleyebilirsiniz:

Kaizala Opsiyonları ve Ücretler

Son Söz

Günümüzde artık mobilite iş hayatı için zorunlu hale geldi. Bu tür uygulamalar ile artık kurumlar daha iyi iletişim sağlayıp, daha iyi süreç yönetimi yapabiliyor ve verimliliklerini arttırabiliyor. Kaizala, sunduğu araçlarla mobil kullanıcıları daha donanımlı hale getirebiliyor. Bu deneyimi yaşamak isteyenler bence hiç çekinmeden bir çok özelliğin sunulduğu ücretsiz sürümünü deneyimleyebilirler. 
Huawei TE20 İncelemesi

Huawei TE20 İncelemesi

Merhaba, bu yazımda tümleşik ve kompakt bir video konferans cihazı olan Huawei TE20’yi tanıtmaya ve tecrübelerimi aktarmaya çalışacağım.

Genel Bakış

TE20, kodek, kamera ve mikrofon ünitesinden oluşan, mevcut ekranı/projeksiyonu olan kurumlar için tümleşik bir video konferans cihazı. Boyutları oldukça küçük olan bu cihazın kurulumu da çok kolaylaştırılmış, cihazı kutusundan çıkarıp çalışır hale getirmeniz 5 dakikadan daha az sürüyor. 🙂 TE20’nin diğer cihazlardan ayıran özellikleri kısaca şöyle:

  • Önceden hazırlanmış konfigürasyon dosyası ile USB üzerinden “otomatik konfigürasyon”.
  • TV/Ekran üzerine veya duvara monte edilebilme.
  • 5x/12x (tercihe göre) optik zoom a sahip 1080p kamera.
  • 180 derece ve 6 metre menzile sahip stereo mikrofon.
  • 802.11n 2.4 ve 5 GHz Wi-Fi arayüzü.
  • AirPresence teknolojisi ile kablosuz içerik paylaşımı.
  • Piyasadaki en düşük bant genişliği ihtiyacı.
  • %20 paket kaybı toleransı.
  • Bulut servis sağlayıcıları ile çalışabilme.

Fiziksel Görünüm

Cihazın ön tarafından bakıldığında yukarıda 5x veya 12x optik zoom a sahip geniş açılı ve hareket edebilen bir kamera, aşağı kısımda ise sağ ve solda olmak üzere iki adet mikrofon ve bir durum ışıklı bir buton görüyorsunuz. Bu buton cihazı açıp kapamaya ve standby konumundayken cihazı uyandırmaya yarıyor.
TE20 Önden Görünüş

Arka tarafını çevirdiğimizde ise cihazın arayüzlerini görüyoruz. Burada video/ses giriş ve çıkışları, güç girişi ve ağ bağlantı arayüzlerini görüyoruz. Ayrıca konfigürasyonu otomatik olarak yüklemek için bir USB portu ile cihazı resetlemek için ufak bir buton da mevcut.

TE20 Arkadan Görünüş ve Arayüzler

Arayüzleri gördükten sonra cihazın kurulumuna geçebiliriz. Kutudan hemen hemen ihtiyacınız olan her şey çıkıyor. En temel kurulum için 3 adet bağlantıya ihtiyacınız var, güç, monitör/projeksiyon bağlantısı ve ağ bağlantısı (ethernet, eğer kablosuz ağa bağlamak isterseniz bu kabloya da ihtiyacınız olmayacak.). Aşağıdaki görselde bağlantıları daha detaylı görebilirsiniz:

TE20 Bağlantı Şeması

Wi-Fi

Cihazın bir diğer özelliği de wi-fi desteği . 802.11n destekleyen arayüzü ile cihazı isterseniz bir wi-fi istemci (wi-fi ağına dahil edebileceğiniz bir cihaz), isterseniz de toplantı odanıza wi-fi erişim sağlamak için bir erişim noktası olarak da konumlandırabilirsiniz. Ayrıca aşağıda detaylarını bulabileceğiniz kablosuz sunum paylaşımı özelliğini wi-fi ile kullanabilirsiniz.

Görsel Arayüzler

Cihazı fiziksel kurulumunu yapıp çalıştırdığınızda karşınıza bir sihirbaz çıkıyor, burada cihazın IP ayarlarını, wi-fi ayarlarını ve eğer yapılacaksa cloud hesabı ayarlarını yapabiliyorsunuz. Sihirbazı tamamladığınızda ise karşınıza sade bir arayüz çıkıyor. Bu arada cihazın üzerinde Android tabanlı bir işletim sistemi çalışıyor ama malesef kendiniz uygulama vs. yükleme şansınız yok.

TE20 Kullanıcı Arayüzü

Cihazın kumandası oldukça sade düşünülmüş. Kısaca göz gezdirdiğinizde neyin ne olduğunu hemen kavrayabiliyorsunuz.

TE20 Uzaktan Kumandası

Bu arada kontrol sadece uzaktan kumandadan ibaret değil, isterseniz cihazın API desteği ile farklı birimlerden de yönetebilmeniz mümkün. Örneğin büyük bir toplantı odanız var ve burada AMX, Crestron gibi otomasyon ürünlerini (ör. delege mikrofonlarının seçimi, projeksiyon, perde, videowall, aydınlatma kontrolü için dokunmatik arayüz vb.) hali hazırda kullanıyorsunuz. TE20’yi bu sisteme kolaylıkla entegre edip tek bir arayüzden kontrol etme şansınız var. Bu tür bir entegrasyon ihtiyacınız varsa Türkiye’de 4D Sistem ile görüşmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Cihazın gelişmiş ayarlarını (SNMP, NTP ayarları, hata ayıklama vb.) yapmanız için bir web arayüzü de bulunuyor. Yalnız burada eleştirebileceğim bir konu var. 2011’de ilk tanıştığım Huawei VP9030 serisi video konferans cihazlarından beri, video konferans ürünlerinin web arayüzü yıllardır değişmedi ve maalesef renk seçimleri pek iç açıcı değil. Ama sonuçta web arayüzü, her gün kullandığınız bir yer değil.

TE20 Web Arayüzü

Konferans – Kullanım

Yukarıda bahsettiğim kullanım özelliklerinden sonra bir konferans yapmak oldukça basit, kumanda üzerinden aramak istediğiniz numarayı veya IP adresini tuşlayıp çağrıyı başlatıyorsunuz. Eğer karşınızdaki cihaz da Huawei ise şanslısınız. H.264 HP ve kendi algoritmaları ile piyasadaki rakiplerine göre oldukça düşük bant genişliği kullanarak yüksek çözünürlüklü video görüşmeleri yapabilirsiniz. Ayrıca görüşme sırasında olası paket kayıplarına karşı toleransı oldukça yüksek olduğundan (SEC algoritması ile) stabil olmayan bağlantılarda bile (%20 ye kadar paket kaybı) kullanıcılar durumu hissetmeden görüşmeye devam edebilirler.

TE20 Çözünürlükler ve Bant Genişliği İhtiyaçları

AirPresence ile Kablosuz İçerik Paylaşımı

Konferans yaparken bir içerik veya sunum paylaşmak isterseniz bunu AirPresence adlı bir uygulama ile kolayca kablosuz olarak yapabiliyorsunuz. AirPresence, desktop (Windows/MAC) ve mobil (iOS/Android)cihazları destekleyen bir uygulama, TE20’nin web arayüzünden veya mobil cihazların ilgili uygulama mağazalarından indirip kurabilirsiniz. Cihaz ile bağlantıyı sağladıktan sonra “Share” tuşuna basarak içeriğinizi paylaşabilirsiniz. Bu özelliği aynı zamanda görüşme olmadan da kullanarak toplantı masanızda sunum kablosu derdinden kurtulabilirsiniz.
AirPresence Desktop Arayüzü

Son Söz

Bu tümleşik video konferans cihazı, yenilikçi özellikleri, düşük bant genişliği ihtiyacı, yüksek paket kaybı toleransı ve uygun maliyeti ile küçük ve orta ölçekli bir çok toplantı odaları için ideal bir çözüm olabilir. Daha önce hiç video konferans yatırımı yapmayan kurumlar için de başlangıç için oldukça uygun bir cihaz olduğunu söyleyebilirim.