Lastik Basınç İzleme Sistemleri (Tire Pressure Monitoring System – TPMS)

Lastik Basınç İzleme Sistemleri (Tire Pressure Monitoring System – TPMS)

TPMS Uyarı Işığı
TPMS Uyarı Işığı

Merhaba, bu yazımda araçlarda bulunan Lastik Basınç İzleme Sistemleri (Tire Pressure Monitoring System, TPMS) ve lastik basınç sensörleri hakkında yapmış olduğum incelemeleri anlatmaya çalışacağım. 

Her şey aracıma kışlık lastiklerimi taktırırken başıma gelen basınç sensörünün kırılması olayı ile başladı. Olay nedir ne değildir diye araştırırken kendimi bir anda (aracın ECU’sunu kandırmak için) TPMS iletişim protokollerinin arasında bulunca bu yazıyı yazmaya karar verdim.


TPMS Nedir? Ne İşe Yarar?

TPMS, yukarıda da bahsettiğim gibi araçlarda bulunan lastiklerin hava basınçlarını gerçek zamanlı olarak takip eden ve olası bir aksi durumda (lastiğin inmesi, patlaması vb.) uyarı veren bir sistemdir.

TPMS’in ilk kullanımı 1986 yılında Porsche 959 modeli ile başlıyor (Almanlar yapmış), ve 2004 yılında Amerika, 2009 yılından itibaren ise Avrupa Birliğin’de tüm yeni satılan araçalda zorunlu hale getiriliyor. Ülkemizde de AB’ye uyum yasaları çerçevesinde 1 Kasım 2014’ten itibaren satılan tüm araçlarda ESP ile birlikte zorunlu hale getirildi.


TPMS, araçlarda iki farklı şekilde karşımıza çıkıyor: 


Indirekt TPMS: ABS ve ESP sistemleri ile eşleştirilen bu yapıda tekerlerin dönüş hızları arasındaki fark ölçülüyor. Lastiklerden birindeki hız artışı, lastiğin daha küçük bir çapa sahip olduğunu, dolayısıyla da ilgili lastikte basınç kaybı oluştuğunu gösteriyor. Düşük maliyetli olan bu sistemin dezavantajı ise kesin olmayan sonuçlar vermesi ve bazen hatalı bildirimler yapması. Genellikle VW grubunda görebileceğiniz bu yaklaşım yeni araçlarda artık pek tercih edilmiyor.


Direkt TPMS: Bu yapıda ise lastik sibobuna bir elektronik sensör devresi takılarak aktif bir ölçüm yapılıyor ve elde edilen veriler radyo dalgaları aracılığı ile ECU’ya iletiliyor. Aktif bir ölçüm olduğu için kesin sonuçlar veren bu sistem artık yaygın olarak hemen hemen tüm araçlarda kullanılıyor ama tahmin edebileceğiniz gibi aktif bileşenler içerdiği için nispeten daha maliyetli.


Indirekt TPMS sistemlerinde anlatacak çok şey olmadığından (ve aracımda direkt tip bulunduğundan) ben bu yazıda daha çok direkt tipi inceleyeceğim.

Lastik Basınç Sensörü

Her bir lastikte (bazı araçlarda stepne üzerinde de bulunabiliyor) sibobun hemen altında bulunan sensörler tipik olarak bir elektronik devre kartı ve bir bataryadan oluşuyor. Batarya kullanım şekline bağlı olarak 5-8 yıllık bir ömür sunuyor. Sensörün elektronik kısmı ise şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Basınç Sensörü
  • Sıcaklık Sensörü
  • İvme Sensörü (opsiyonel)
  • Analog – Dijital Çevirici
  • Mikrodenetleyici
  • Osilatör
  • RF İletici – Alıcı
  • Radyo Anteni
  • Batarya

 

TPMS Sensör Blok Şeması


Sensörde kullanılan bu elektronik ekipmanlardan bazıları (ör.sensör alıcıları, mikrodenetleyici, A/D çevirici, RF modül) tümleşik bir yapıda tek bir çip içinde de bulunabiliyor. Bu çipleri üreten firmalar arasında en bilinenleri Microchip ve Infineon

Bir TPMS Sensörünün Bileşenleri

 

Sensörler Nasıl Çalışıyor?

Sensörlerin 12KHz ve 315 (Amerika) /433MHz (Avrupa) (ISM Bandı) olmak üzere iki adet RF modülü bulunmakta. RF sinyali FSK veya ASK modülasyon tiplerini kullanabiliyor ve genelde Manchester ya da PWM ile kodlanıyor. 12KHz sinyal ise sensörleri aktive etmek için kullanılıyor. 

TPMS sensörleri bataryanın etkili kullanımı için araç çalışmazken standby konumunda bekliyorlar. Araç çalışınca aşağıdaki şekilde LF ile belirtilen antenlerden sensörlere gönderilen 12KHz lik aktivasyon sinyalı ya da sensörün içindeki ivme ölçerler ile tekerlek hareketi algılanınca aktif hale gelip RF ISM bandından sinyal göndermeye başlıyorlar.

Araç İçindeki TPMS Blok Şeması

Farklı lastik basınç bilgilerini ayırt etmek için her bir sensörün kendine ait bir kimliği (ID) bulunuyor. Bu IDler sensörün üzerinde yazmakla birlikte aracın ECU’sunda da bu ID bilgileri kodlanıyor. Bu sayede hem tek tek lastiğe özgü basınç bilgileri okunabiliyor, hem de diğer araçlardan gelen sinyallerin karışması önleniyor.

Sensörler aktif olduklarında belirli aralıklarla (genelde 60-90 saniyede bir) basınç bilgisini içeren bir mesaj gönderiyorlar. Bu mesaj maalesef belirli bir standart formatta değil, üreticiden üreticiye hatta modele göre de değişiyor. Ama genel olarak içeriği şöyle:

Örnek bir TPMS Sensör Mesajı
  • Preamble: Mesajın başladığını belirten dizi
  • ID: Sensör numarası (ID)
  • Temperature: Lastik içindeki havanın sıcaklığı
  • Pressure: Lastik içindeki havanın basıncı
  • Flags: Aşırı basınç, düşük basınç, hızlı basınç kaybı gibi uyarılar
  • CRC: Mesajı doğrulamak için kullanılan checksum bilgisi

Bu bilgileri de edindikten sonra gelelim esas mevzuya..

Sensör Kırıldı Napcaz?

 

1.Aynı Marka-Model Sensör Almak.

Burada yapılacak işlem yeni sensörün janta montajından sonra TPMS’e yeni sensör ID’sini tanıtmak. Bu işlem de araca uygun OBDII adaptör ile araç diagnostik yazılımları ile yapılıyor. Ben bunun dışında Carista diye bir uygulama buldum, onunla da bazı araçların sensör ID leri güncellenebiliyor. Bu işlemi yetkili servise giderek yapabilirsiniz, ama fahiş fiyatlara hazır olun. 

2. Universal Sensör Almak

Orijinal sensörlerin dışında piyasada bir çok TPMS sistemi ile uyumlu universal sensörler de mevcut, en bilinen marka ise Autel. Nispeten orijinal sensörlere göre daha uygun fiyatlı olan bu sensörlerde de mekanizma şu şekilde işliyor: bozulan/kırılan sensörün ID’si yeni takılan universal sensör’e bir kablosuz programlayıcı ile programlanıyor ve bu sayede TPMS’e müdahale etmeden mevcut sensör ID’sini kullanarak yeni sensörü takabiliyorsunuz. 

Universal sensörlerin bir avantajı daha var, eğer yazlık ve kışlık lastiklerinizi jantları ile beraber saklıyor iseniz her lastik değişiminde sensörlerin de takılacak janta montajının yapılması gerekiyor. Universal sensörlerden 4 adet alıp mevcut sensör ID lerini tanıtırsanız her iki jantta da aynı ID’lere sahip sensörleriniz olabilir, bu sayede sensör tak-çıkar derdiniz de kalmaz.

Comments are closed.