Browsed by
Etiket: MCU

WebRTC Nedir?

WebRTC Nedir?

WebRTC adını son zamanlarda oldukça fazla duymaya başladık. Aslında çok da yeni bir teknoloji değil, 2011 yılından beri kullanıma açık olan WebRTC, eş zamanlı olarak medya iletişimi (sesli ve/veya görüntülü) sağlayan bir teknolojidir. Pek çok avantaja sahip olan WebRTC’nin en büyük özelliği ise ek bir yazılım gerektirmeden bir çok popüler tarayıcı üzerinde doğrudan çalışabilmesidir.

WebRTC’nin açılımı Web Based Real Time Communication‘dır.  HTML5 ve Javascript API’leri kullanarak multimedya uygulamaları tasarlanabilir.

WebRTC’de kullanılan iletişim biçimini eşler arası (peer-to-peer) olarak tanımlayabiliriz. Bu iletişim doğrudan eşler arasında olduğundan her hangi bir medya sunucusuna ihtiyaç duymazsınız. WebRTC ücretsizdir ve BSD lisansına sahiptir, yani ücretsiz olarak WebRTC uygulamaları geliştirebilirsiniz. (Örneğin bu adreste WebRTC ile yapılmış bir video konferans sanal odasına girip görüşme yapabilirsiniz)

WebRTC Destekleyen Tarayıcılar

Günümüzde aşağıdaki tarayıcılar WebRTC desteklemektedir:

  • PC & MAC
    • Microsoft Edge 12+
    • Google Chrome 28+
    • Mozilla Firefox 22+
    • Safari 11+
    • Opera 18+
    • Vivaldi 1.9+
  • Android
    • Google Chrome 28+
    • Mozilla Firefox 24+
    • Opera Mobile 12+
  • iOS
    • MobileSafari/WebKit (iOS 11+)
  • Chrome OS
  • Firefox OS
  • BlackBerry 10
  • Tizen 3.0

WebRTC Bileşenleri

WebRTC’de 3 ana bileşen vardır:

1. MediaStream API

MediaStream API, javascript kullanarak kullanıcıdaki kamera, mikrofon veya ekrana erişim fonksiyonunlarını sağlar.

2. RTCPeerConnection API

RTCPeerConnection API, NAT traversal, Codec işleme, karşılıklı SDP anlaşması, medya iletimi ve eşler arasındaki güvenli bağlantı fonksiyonlarını sağlar.

3. RTCDataChannel API

RTCDataChannel API, eşler arasında çift yönlü veri aktarım kanalları kurulması fonksiyonlarını sağlar.

Eşler Arası Bağlantının Kurulması

Sinyaleşme, eşler arasındaki bağlantıyı oluşturan bir süreçtir. WebSocket, XMPP, SIP veya herhangi bir mekanizmayla elde edilebilir. WebRTC teknolojisi, RTP, STUN, SIP ve ICE gibi önemli protokollerden yararlanır.

WebRTC Sinyalleşme Süreci

Session Description Protocol (SDP)

SDP olarak da bilinir, Bir bağlantı kurmadan önce eşler arasındaki medya yeteneklerini (ses kodekleri, IP ve port bilgileri vs.) birbirlerini iletmek ve karşılıklı ortak noktada buluşmak için kullanılan bir protokoldür.

Interactive Connectivity Establishment (ICE)

ICE, NAT traversal mekanizması için kullanılan bir frameworktür. ICE mevcut tüm adayları toplar (yerel IP adresleri, dönüş IP adresleri STUN ve iletilen IP adresleri – TURN). Toplanan tüm adresler daha sonra SDP aracılığıyla uzak eşlere gönderilir.

STUN Sunucusu

STUN sunucusu, eşlerin genel (public) IP adreslerini, kullandıkları NAT türlerini ve NAT tarafından belirlenen yerel port bilgisi ile ilişkilendirilen Internet tarafı port bilgisi arasındaki ilişkiyi bulmalarını sağlar.

TURN Sunucusu

TURN sunucusu STUN kullanımı mümkün olmadığında, medya akışlarını bir TURN sunucusu üzerinden iletmek için (proxy gibi düşünebilirsiniz) kullanılır.

WebRTC her zaman eşler arası (P2P) değildir, çoklu iletişim durumlarında ise (ör. video konferans) farklı çözümler mevcuttur. Şimdi bunlara bir göz atalım.

Çoklu Nokta İletişim Türleri

1. Mesh

Mesh ağında, tüm eşler akışlarını doğrudan ağdaki diğer bağlı eşlere ayrı ayrı gönderir.

Mesh Topolojisinde Tüm Eşler Birbirleri İle İletişim Halindedir

Bu yapı tamamen dağıtık bir yapı olduğundan merkezde her hangi bir medya sunucusu bulunmasına gerek yoktur. Mesh yapısının dezavantajı ise yüksek bant genişliği kullanımıdır. Mesh yapısı kullanılan bir çoklu video görüşmesinde her kullanıcı 1 Mbps lik bir akış ürettiiği taktirde kullanıcı başına alınan ve gönderilen veri miktarı 4 er Mbps olacaktır.

2. SFU

SFU, Selective Forwarding Unit (Seçici İletme Birimi) anlamına gelir. Bir SFU gelen medya akışlarını tüm kullanıcılardan alır ve daha sonra hangi kullanıcılara gönderileceğine karar vererek iletimini sağlar.

SFU Merkezden Tüm Eşlere Ayrı Ayrı Aktarım Yapar

Bu yapıda her kullanıcı kendi ürettiği medya akışını SFU sunucusuna iletir. SFU sunucusu kim hangi akışı istiyorsa ona gönderebilir. Bu sayede bant genişliği daha efektif kullanılmış olur. Mesh örneğinde olduğu gibi burada da her kullanıcı 1 Mbps lik bir akış üretirse kullanıcı başına toplam gönderim miktarı 1 Mbps, toplam alım miktarı ise maksimum 4 Mbps olacaktır.

3. MCU

MCU, Multipoint Conferencing Unit (Çok Noktalı Konferans Birimi) anlamına gelir. Bir MCU gelen medya akışlarını tüm kullanıcılardan alır, hepsini çözer (decode), yeni bir düzen oluşturur ve tüm kullanıcılara tek bir akış olarak gönderir.

MCU Tüm Eşlerin Medyalarını Birleştirerek Eşlere Tek Bir Akış Gönderir

Bu yapının SFU dan farkı ise her kullanıcıya kombine tek bir akış gönderileceği için kullanıcı başı toplam gönderim ve alım miktarı 1 er Mbps olacaktır. Bu yapının da dezavantajı tahmin edebileceğiniz üzere merkezde bulunan yüksek işlem gücüne sahip olan MCU maliyetidir.

CMS (Cisco Meeting Server) İncelemesi

CMS (Cisco Meeting Server) İncelemesi

Merhaba, bu yazımda size Cisco’nun çoklu konferans sunucusu CMS i tanıtmaya çalışacağım. 

Belki bilenler vardır, Cisco 2009 yılında Tandberg’i satın alıp video konferans alanında bir oyuncu olduğunda Tandberg’den ayrılan bir ekip Acano adıyla başka bir firma kurarak ürün geliştirmeye devam ettiler. Piyasaya sürdükleri Acano Server, güçlü birlikte çalışabilirlik (interoperability) yetenekleri, multi-tenant yapısı, WebRTC desteği ve yüksek kapasite sunması yüzünden genelde servis sağlayıcılarına hitap eden bir ürün olarak sektörde yer alıyordu. 
Yakın geçmişte video konferans üreticileri kendilerine özgün ürün özelliklerinden ziyade birlikte çalışılabilirliğe odaklanmıştı. O dönemde Cisco, MCU olarak Telepresence Server ailesi altında çeşitli (şasi, donanım ve sanal sunucu) ürünlere sahipti fakat bu ürünlerde WebRTC ve Skype for Business (eski adıyla Lync) desteği ya yoktu ya da farklı gatewayler ile kısıtlı olarak sağlanıyordu. 2016 yılında Cisco Acano’yu 700M$ karşılığında satın aldığını duyurarak kendi ürün gamına kattı ve Telepresence Server ailesinin end-of-sale duyurusunu yaptı. Acano Server yeni adıyla CMS olarak sektörde yerini aldı.

Bu  kadar tarihçeden sonra ürün özelliklerine geçelim isterseniz. CMS, 1000 (1U Server Appliance)  ve 2000 (6U Blade Server Appliance) olmak üzere iki farklı donanım olarak karşımıza çıkıyor. İsterseniz kendi sanal sunucu kaynaklarınıza da kurabiliyorsunuz. 
 

CMS 1000 vs. 2000

Kapasite olarak 1000 serisi 96, 2000 ise 500 eş zamanlı HD (720p) çözünürlükte görüşmeyi destekleyebiliyor (Ve bu kapasitenin tamamını dilerseniz kullanabiliyorsunuz, nasıl olduğunu lisanslama bölümünde anlatacağım). Eğer sadece sesli konferans yapılacaksa bu sayı her iki donanım için de 3000 eş zamanlı katılımcıya kadar çıkıyor. Bilinen video standartlarının (H.261, H.263, H.264) yanı sıra Microsoft RTV, WebM, VP8 (WebRTC) desteği de mevcut. H.265 desteği henüz yok ama yakın zamanda gelecektir diye düşünüyorum. CMS cluster yapıda da çalışabiliyor bu da hem yedeklilik hem de ölçeklenebilirlik anlamında avantaj sağlıyor. Interoperability ve S4B uyumluluğundan yukarıda bahsetmiştik zaten.

CMS WebRTC Giriş Ekranı


Ürünü daha detaylı incelemek isterseniz datasheet bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.

CMS Lisanslama Modeli (SMP & PMP)

CMS’in lisanslama modeli ise apayrı bir konu. Geleneksel MCU lisanslama modellerinde eş zamanlı toplantı cihazı (port) sayılıyordu. Basitçe anlatmak gerekirse örneğin 12 port lisanslı bir MCU ile toplamda 12 katılımcılı bir toplantı yapabiliyordunuz. CMS’te ise lisanslama toplam eşzamanlı sanal toplantı odasına göre yapılıyor. Örneğin sizin 5 tane SMP veya PMP lisansınız var ise aynı anda katılımcı sayısından bağımsız (daha doğrusu donanım kapasitesi kadar) olarak toplamda 5 toplantı yapabilirsiniz. Biraz daha açmak gerekirse örneğin 96 HD port kapasiteli CMS 1000 kullanıyorsunuz ve 5 SMP lisansınız var. 1. toplantı 12 HD katılımcılı, 2. toplantı 25 HD katılımcılı, 3. toplantı 22 HD katılımcılı, 4. toplantı 33 HD katılımcılı ve 5. toplantı 4 HD katılımcılı olacak şekilde cihazı kullanabilirsiniz. Şimdi de lisanslama türlerine bakalım: 

Shared Multiparty Lisansı (SMP), daha çok ortak kullanılan video konferans cihazları olan kurumlar için uygun, daha doğrusu CUCM üzerinde video konferans cihazlarını herhangi bir LDAP kullanıcısı ile eşleştirmediğiniz durumda yapılan toplantılar için. Katılımcı sayısı donanım kapasitesi ile sınırlı olmak kaydıyla toplantı odası başına 1 adet SMP lisansı gerekiyor.

Personal Multiparty Lisansı (PMP) ise bir kullanıcıya ait video uç cihazı ile yapılan toplantılar için kullanılıyor. Örneğin kendi LDAP kullanıcınıza ait bir Jabber yazılımınız ile toplantı yaptığınızda 1 adet PMP kullanıyorsunuz. PMP lisansları ortak kullanılamıyor, CMS konfigürasyonunda hangi LDAP kullanıcılarının PMP lisans kullanabileceğini belirtiyorsunuz. Bu arada örneğin bir yöneticinin kendi video konferans cihazı var ise onu kullanıcı ile eşleştirip PMP lisans kullanmasını sağlayabilirsiniz. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir şey var, PMP lisansları CMS üzerinde API ile kullanıcılara atandığı için (niyeyse?) randevulu konferanslarda (statik odalarda) kullanılamıyor, bu lisansın kullanılabilmesi için API ile bir etkileşim olan konferansa (Ad-hoc veya TMS üzerinden rezerve edilmiş olabilir.) katılmanız gerekiyor. 

Sizlerin de tahmin edebileceğiniz gibi PMP lisansı SMP lisansından daha düşük fiyatlı olarak satılıyor. Eğer yeni bir video konferans cihazı sipariş edecekseniz SMP lisansını cihaz ile bundle olarak daha uygun fiyata alabiliyorsunuz. Mevcut Cisco MCU ya da Telepresence Server’a sahip kurumlar da CMS migration lisanslarını kullanarak (mevcut yatırımı koruyarak) CMS’e geçiş yapabilirler. 

Bu lisansların yanında görüşmelerin kayıt edilebilmesi ve WebRTC arayüzünün kişiselleştirilebilmesi için de recording ve branding lisansları bulunuyor.

Cluster Mimarisi

Yedeklilik özellikleri ve kapasiteyi arttırmak adına birden çok CMS i cluster bir biçimde çalıştırabiliyorsunuz. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken şey yedeklilik için minimum 3 adet sunucuya ihtiyacınız var. Sunuculardan biri master database verisini tutarken diğer ikisini yedekli olarak çağrı işlemleri için konfigüre edebilirsiniz. 

 
Tipik CMS Cluster Mimarisi

Kurulum & Konfigürasyon

CMS’i eğer bir appliance şeklinde aldıysanız zaten kurulu bir şekilde geliyor, siz komut satırından gerekli konfigürasyonları yaptıktan sonra web arayüzünü açıp konfigürasyona oradan devam edebiliyorsunuz. İleri seviye konfigürasyonlar için (PMP lisansı kullanacak kullanıcıları belirtmek gibi) API kullanmanız gerekiyor. Burada bir eleştiri olarak bunun pek de kolay olmadığını belirtebilirim. CMS ile ilgili tüm konfigürasyon dokümanlarını bu linkte bulabilirsiniz.
 
CMS ile CUCM’i birlikte çalıştırmak için aralarında SIP trunk tanımlamanız gerekmekte. Ad-hoc konferanslar için de bu trunk ın güvenli yani encrypted olması gerekiyor, bu da işin içine sertifikaların dahil olması demek. Yukarıda belirttiğim linkte sertifikaların nasıl oluşturulacağı ile ilgili dokümanları da bulabilirsiniz. Trunk tanımlarını yaptıktan sonra ilgili route patternleri de ayarlayarak artık çağrıları CMS’e teslim edip konferans görüşmelerini yapabilir hale geliyorsunuz.

Son Söz

CMS, S4B desteği, WebRTC gibi getirdiği yeni özellikler sayesinde kurumların ve kurumlar arası iletişimin çok daha esnek olabilmesine olanak sağlıyor. Sanal yapıda çalışması, düşük donanım ihtiyacı ve uygun lisanslama modeli ile de diğer üreticilerden öne çıkıyor. Her ne kadar kurulumu biraz uğraştırsa da kullanımı oldukça kolay.
Video Konferans Sistemleri – Genel Bakış

Video Konferans Sistemleri – Genel Bakış

Bu yazımda kurumların yaygınca kullandığı ya da kullanmaya başladığı iletişim araçları olan video konferans sistemlerine ve alt bileşenlere değinmek istiyorum.

Video Konferans – Tarihçe

Video konferans sistemleri yıllardır kullanılmakta ama isterseniz amacına ve tarihçesine kısaca bir göz atalım. Video konferans ve görüntülü görüşme ihtiyacı sizlerin de tahmin edebileceğiniz gibi farklı yerlerde bulunan kişilerin birbirleri ile iletişim halinde olmasını sağlamak için ortaya çıkmıştır. İlk görüntülü görüşme konsepti 1800 lü yılların sonu, 1900 lerin başında görülmüştür. Aşağıda 1900 lü yıllarda görüntülü görüşmenin bir tasvirini görebilirsiniz:

Video Konferans Temsili Çizim (11. Yüzyıl)

Daha sonra bu kavram televizyonun icadı ile konsept olmaktan çıkmış, 1930’lu yıllarda Almanya’da iki televizyon yayınının karşılıklı olarak koaksiyel kablolar veya UHF/VHF radyo dalgaları aracılığı ile iletilmesi ile ilk şehirler arası deneysel görüntülü görüşmenin temelleri atılmıştır. 

Takdir edeceğiniz üzere bu yöntem o zamanın teknolojileri ile çok pahalıya mal olmakta ve NASA’nın insanlı uzay görevleri gibi çok niş alanlarda kullanılmaktaydı. 

Sonraki yıllarda gelişen teknoloji ve dijital iletişimde bant genişliklerinin artması (ISDN teknolojisinin yaygınlaşması) ve video sıkıştırma teknolojilerinin gelişimi ile görüntülü görüşme yaygınlaşmaya başladı. 1980 li yıllarda artık uzaktan eğitim, teletıp gibi uygulamalar görüntülü görüşmeler ile yapılmaya başlanmıştı. 

80 li Yıllarda Video Konferans

Fakat o yıllarda da maliyetler çok yüksekti, dolayısı ile görüntülü görüşme yapabilen ekipmanlar çok yaygın değildi ve sistemler arası uyumluluk sorunları baş göstermişti.

1990’lı yıllara gelindiğinde artık IP temelli sistemler çıkmaya başlamış ve daha iyi video sıkıştırma algoritmaları geliştirilmişti. Artık görüntülü görüşme son kullanıcıya kadar yaygınlaşmaya başlamıştı. Hatırlayanlar olacaktır, Windows 95 ile gelen NetMeeting uygulaması ile Internet üzerinden görüntülü görüşme yapabiliyorduk. 

2000’li yıllarda Skype ile tanıştık ve hem seste hem de görüntüde oldukça tatmin edici kalitede karşı taraf ile görüntülü görüşme yapabiliyorduk.

Microsoft Netmeeting
Skype İlk Zamanlar

Tabi bu sırada donanım tabanlı video konferans cihazları da piyasada yerini almıştı. Henüz CIF, 4CIF çözünürlükte yapılabilen görüşmeler IP ya da ISDN tabanlı cihazlar ile yapılabiliyordu. 

2000li yılların ortalarında HD görüntü kalitesinin yaygınlaşması ile Lifesize, Polycom gibi üreticiler HD görüntü kalitesini sunan video konferans sistemlerini tanıttı ve yüksek çözünürlüklü cihazlar hayatımıza girmiş oldu.

2006 yılında Cisco video konferans konseptinde yeni bir kulvar açarak Telepresence sistemlerini duyurdu. Göz temasının korunduğu, kişi boyutlarının birebir karşıya iletildiği ve özel oda tasarım gereksinimleri olan bu sistemler ile yapılan görüşmeler karşı tarafın sanki fiziksel olarak aynı odadaymış gibi hissedilmesine olanak sağlıyordu. 

Cisco Telepresence 3000

2007 yılında ülkemizde kamuda kullanılmak üzere birkaç tane Telepresence sistemi kurulmuştu, aşağıda bunlardan bir tanesinin kurulum ve bağlantı testlerinde çektiğim bir fotoğrafı görebilirsiniz (o zamanlar gençtik tabi 🙂 )

Ankara’daki İlk Telepresence Sistemi

O günlerden günümüze geldiğimizde görüntülü görüşme ve video konferans teknolojilerinin bulut teknolojileri ve mobilite ile birleşmesi ile kullanıcıların merkez yatırımı yapmadan ve akıllı telefon, tablet gibi mobil cihazlar ile her yerde görüntülü görüşme ve video konferans yapabilmesi mümkün oldu.

Bu kadar tarihçeden sonra isterseniz video konferans sistemlerinin bileşenlerine göz atalım.

Merkez Altyapı Birimleri

Çağrı Yönlendirme Birimi (H.323 Gatekeeper veya SIP Registrar)

Video konferans sistemlerini IP telefon sistemleri gibi düşünebiliriz. Dolayısı ile cihazların çağrı yapabilmesi için santral gibi bir donanıma ihtiyaçları vardır. Bu cihazda basitçe, ilgili video konferans cihazlarının IP adresi ve aranacağı numara eşleştirmesi yapılır. Bir video konferans cihazından ilgili numara arandığında video konferans cihazı numarayı önce santral birimine sorar, daha sonra santralin yardımı ile çağrı kurulmuş olur. 

Çoklu Konferans Ünitesi (Multipoint Conferencing Unit – MCU)

3 ya da daha fazla katılımcılı konferanslarda her bir katılımcının görüntüsünü alıp, işleyip diğer katılımcıların görüntülerini de birleştirilmiş bir şekilde katılımcı cihazına gönderen ünitedir. Prensip olarak ses ve video mixing işlemi yapar. Aşağıda örnek bir video konferans görüntüsünü bulabilirsiniz: 

Bu görüntü düzeni farklı biçimlerde (her katılımcı eşit boyutta matris halinde, tüm ekranda sadece aktif konuşmacı vb.) de olabilir. 

Rezervasyon, Kaynak İzleme ve Raporlama

Bu birimde ise ileriye dönük toplantılar için kaynakları (uç cihaz ve MCU gibi) önceden rezerve etme, cihazların anlık durumları, hata bilgileri, konferans ile ilgili bilgiler (ortalama süre, katılımcı sayısı, paket kaybı vs.) bulunur. Cihazlar ile ilgili raporlar, uzaktan güncelleme gibi fonksiyonlar da bulunabilir.

Güvenli Erişim (Firewall Traversal) Sistemleri

Video konferans sistemlerin Internet üzerinden başka kişiler/kurumlar ile görüşme yapabilmesini sağlayan sistemlerdir. Aynı zamanda internete bağlı mobil cihazlara kurulan video konferans yazılımlarının da LAN içerisinde bulunan Gatekeeper ya da SIP Registrar’a güvenli bir şekilde kayıt olabilmesini ve video konferansa katılabilmesini sağlarlar.

Video konferans şebekesi büyüklüğüne ve farklı üreticilerin çözümlerine göre bu yukarıda saydığım bileşenlerin bazıları olmayabilir ya da fonksiyonları birleştirilmiş cihazlar şeklinde de bulunabilir.

Kayıt ve Yayın Sunucuları

Bir görüntülü görüşmeyi kaydetmek ve canlı olarak izletmek için kullanılan yazılımsal/donanımsal sunuculardır. Genel konsept olarak mevcut video konferansa dinleyici olarak bir katılımcı gibi dahil olup görüntü, ses ve paylaşılan içeriği kaydederler. Bazı üreticilerde bu fonksiyon MCU üzerinde bir modül olarak da sunulabilir. 

Uç Birimler

Uç birimler kullanıcıların görüntülü görüşme ve video konferans yapabilmesini sağlayan donanım ve yazılımlardan oluşmaktadır. Bunları kısaca şu alt başlıklara ayırabiliriz:

1. Kodekler ve Kompakt Sistemler

Bu tür sistemler genelde hali hazırda bulunan ekranlara (LCD TV, Projeksiyon cihazı vb.) takılan cihazlardır. Kendi üzerlerinde sesi ve görüntüyü IP paketlerine çeviren kodek ünitesi, kamera ve dahili ya da harici mikrofona sahiptirler. Aşağıda örnek olarak Cisco Webex Room Kit‘i görebilirsiniz:

Cisco Webex Room Kit

2. Tümleşik Sistemler

Bu sistemlerde ek olarak 1 veya 2 adet ekran mevcuttur. Genelde kendi ayakları üzerinde durur ya da duvara monte edilebilir. Cihazlar görüşme esnasında değilken toplantılarda sunum yansıtma vs. için de kullanılabilir. Aşağıda örnek olarak Huawei RP200‘ü görebilirsiniz:

Huawei RP200

3. Telepresence Sistemler

Bu sistemlerden yukarıda biraz bahsetmiştik, video konferanstan ziyade insanların sanki aynı odada karşılıklı bulunuyor gibi hissetmesi için gerekli donanımlara (daha büyük ekranlar, daha çok mikrofon ve hoparlör setleri, çoklu kamera kümeleri vb.) sahiptir. Genelde 3 ekranlı sistemler olmasına rağmen CxO odaları ve küçük boyutlu odalar için tek ekranlı modelleri de mevcuttur. Aşağıda Polycom Realpresence Immersive ürününü görebilirsiniz:

Polycom Realpresence

4. Video Konferans Yazılımları

Toplantı odaları dışında kullanıcıların kendi cihazları (PC, Laptop, Tablet, Akıllı Telefon vb.) üzerinden bireysel olarak toplantılara katılmasını sağlayan yazılımsal çözümlerdir. Genelde cihazlara kurulan yazılımlar olduğu gibi WebRTC kullanan çözümler de bulunmaktadır. Cihazların mevcut kamera mikrofon ve hoparlörlerini kullanırlar. Çözünürlük ve kalite olarak görece düşük bir deneyim sunarlar, fakat mobilite ile her yerden toplantıya katılım avantajı mevcuttur. Örnek olarak Cisco Jabber’ı verebiliriz.

Örnek Video Konferans Yazılmı (Cisco Jabber)

Bulut Çözümleri

Yukarıda anlattığım altyapı sistemlerin kullanıcı tarafında değil de bulutta olduğu, genelde aylık ya da yıllık abonelik bazlı hizmet veren servisler de mevcuttur. Bu servislerde uç birimler olarak genelde yazılım tabanlı çözümler bulunurken bazılarında kendi donanımsal cihazlarınızı da kullanmanıza olanak sunabilirler. Bu tür çözümlere örnek olarak da ezTalks, Blue Jeans, Zoom gibi üreticilerin çözümlerini sayabiliriz.