Browsed by
Etiket: Cloud

Google Meet ve Yapay Zeka ile Gürültü Önleme Çözümü

Google Meet ve Yapay Zeka ile Gürültü Önleme Çözümü

Pandemi dönemi sebebiyle biliyorsunuz ki evden çalışma ile beraber web video konferans sistemleri de çok rağbet görmeye başladı. Pazarı açık ara Zoom domine etse de Google Meet de pazar payını artırmak isteyenlerden biri. Bunu da gün geçtikçe platformuna yeni özellikler ekleyerek hedefliyor. Yakın zamanda Google Meet’e eklenen gürültü önleme özelliği  sayesinde bu alanda Google yeni bir inovasyon yapmışa benziyor.

2020 Nisan ayında Google, Meet’ın gürültü engelleme özelliğinin G Suite Enterprise ve G Suite Enterprise for Education müşterilerine geldiğini duyurmuştu. Bu vesile ile bu özelliğin fikir babasının G Suite Ürün Yönetim Müdürü Serge Lachapelle olduğunu da belirtelim.  G Suite ürün yönetimi direktörü Serge Lachapelle, 13’ü Google’da olmak üzere 25 yıldır video konferans teknolojileri üzerinde çalışmış ve bu konuda oldukça deneyimli birisi.

Projenin Başlangıcı

Temel olarak bu proje Google’ın Ocak 2017’de Limes Audio‘yu satın almasıyla başlıyor. Esas fikir ise farklı saat dilimlerinde bulunan katılımcılar ile yapılan toplantılarda yaşanan sıkıntılar (evden çalışanların çocuklarının ve evcil hayvanlarının sesleri, kahvaltı sesleri vb.) sonucu doğuyor.

Google Meet’te Gürültü Nasıl Önleniyor?

Belki kullananlarınız vardır, bazı kulaklıklarda ve akıllı telefonlarda birden fazla mikrofonun kullanıldığı gürültü önleme mekanizmaları mevcut. Bu yöntem temelde ağıza tarafındaki mikrofondan alınan ses sinyalinden ağıza uzak olan başka bir mikrofondan (genelde mobil telefonların arkasında ya da üst-yanında bulunuyor) alınan ses sinyalinin çıkarılması ile çalışıyor. Google Meet’de sunulan özellik ise kullanıcı cihazından bağımsız, tamamen bulut tabanlı bir altyapı ve makine öğrenmesi kullanılarak gerçekleştiriliyor.

Neyin konuşma ve neyin konuşma olmadığını bulabilmek, gürültü ve konuşma arasındaki farkı anlamak ve daha sonra sadece konuşmayı filtreleyebilmek için bir makine öğrenme modelinin (denoiser) eğitilmesi gerekiyor. Serge ve ekibi, modeli eğitmek için kendi toplantılarını kullanıyor, daha sonra çok kişinin bulunduğu Youtube videoları ve arkasından manuel doğrulama yöntemleri ile algoritma olgunlaştırılıyor. Nihai durumda ise sistem köpek havlaması, kalem tıklaması ve daha fazlası gibi arka plandaki dikkat dağıtıcı sesleri akıllıca filtreleyebiliyor.

Aşağıdaki videoda da görebileceğiniz gibi Serge konuşurken bir yandan kuru yemiş poşeti, basmalı kalem ve bardak-kaşık gibi şeylerle gürültü çıkartarak özelliğin nasıl çalıştığını gösteriyor. Rutin olmayan gürültüler başladığı anda yüksek bir biçimde duyuluyor ama zaman içinde bu gürültüler sönümleniyor:

Google Meet Noise Cancellation Demosu

Takdir edeceğiniz üzere yapay zekanın işin içinde olduğu bir gürültü önleme sistemini kullanabilmek için sesinizin Google tarafından dinleniyor olması gerekiyor. Kullanıcı tarafında şifrelenen ses Google veri merkezlerinde çözülüp analiz ediliyor ve filtrelenen ses de yine aynı şekilde şifrelenerek kullanıcılara iletiliyor. Burada sesin dinlenerek analiz edilmesi kullanıcı tarafında bir soru işareti oluştursa da bu analizin sadece denoiser özelinde yapıldığı belirtiliyor. Bundan ziyade bu işlemlerin kısa sürede halledilebilmesi özellikle gerçek zamanlı iletişim için oldukça önemli bence.

Eğer G Suite Enterprise veya G Suite Enterprise for Education ürünlerini kullanıyorsanız bu özelliği aktif edebilmek için toplantı esnasında sağ altta bulunan üç noktaya tıklayıp Settings’den Noise cancellation‘ı aktif etmeniz yeterli:

Google Meet Noise Cancellation Ayarı
Google Meet Noise Cancellation Ayarı

Son Söz

Google’ın sevdiği bir yöntem olan veriyi merkezde (bulutta) işleyip kullanıcı tarafını daha yalın bırakma yöntemi başka bir alanda da vücut bulmuş. Şimdilik hala kısıtlı bir şekilde G Suite Enterprise ve G Suite Enterprise for Education müşterilerine sunulan bu hizmet tahminimce yakın zamanda tüm Google Meet kullanıcılarına da sunulacaktır. Hatta ileride Google’ın bunu başka hizmet sağlayıcılarına bir cloud hizmeti olarak da verebileceğini düşünüyorum.

Huawei TE20 İncelemesi

Huawei TE20 İncelemesi

Merhaba, bu yazımda tümleşik ve kompakt bir video konferans cihazı olan Huawei TE20’yi tanıtmaya ve tecrübelerimi aktarmaya çalışacağım.

Genel Bakış

TE20, kodek, kamera ve mikrofon ünitesinden oluşan, mevcut ekranı/projeksiyonu olan kurumlar için tümleşik bir video konferans cihazı. Boyutları oldukça küçük olan bu cihazın kurulumu da çok kolaylaştırılmış, cihazı kutusundan çıkarıp çalışır hale getirmeniz 5 dakikadan daha az sürüyor. 🙂 TE20’nin diğer cihazlardan ayıran özellikleri kısaca şöyle:

  • Önceden hazırlanmış konfigürasyon dosyası ile USB üzerinden “otomatik konfigürasyon”.
  • TV/Ekran üzerine veya duvara monte edilebilme.
  • 5x/12x (tercihe göre) optik zoom a sahip 1080p kamera.
  • 180 derece ve 6 metre menzile sahip stereo mikrofon.
  • 802.11n 2.4 ve 5 GHz Wi-Fi arayüzü.
  • AirPresence teknolojisi ile kablosuz içerik paylaşımı.
  • Piyasadaki en düşük bant genişliği ihtiyacı.
  • %20 paket kaybı toleransı.
  • Bulut servis sağlayıcıları ile çalışabilme.

Fiziksel Görünüm

Cihazın ön tarafından bakıldığında yukarıda 5x veya 12x optik zoom a sahip geniş açılı ve hareket edebilen bir kamera, aşağı kısımda ise sağ ve solda olmak üzere iki adet mikrofon ve bir durum ışıklı bir buton görüyorsunuz. Bu buton cihazı açıp kapamaya ve standby konumundayken cihazı uyandırmaya yarıyor.
TE20 Önden Görünüş

Arka tarafını çevirdiğimizde ise cihazın arayüzlerini görüyoruz. Burada video/ses giriş ve çıkışları, güç girişi ve ağ bağlantı arayüzlerini görüyoruz. Ayrıca konfigürasyonu otomatik olarak yüklemek için bir USB portu ile cihazı resetlemek için ufak bir buton da mevcut.

TE20 Arkadan Görünüş ve Arayüzler

Arayüzleri gördükten sonra cihazın kurulumuna geçebiliriz. Kutudan hemen hemen ihtiyacınız olan her şey çıkıyor. En temel kurulum için 3 adet bağlantıya ihtiyacınız var, güç, monitör/projeksiyon bağlantısı ve ağ bağlantısı (ethernet, eğer kablosuz ağa bağlamak isterseniz bu kabloya da ihtiyacınız olmayacak.). Aşağıdaki görselde bağlantıları daha detaylı görebilirsiniz:

TE20 Bağlantı Şeması

Wi-Fi

Cihazın bir diğer özelliği de wi-fi desteği . 802.11n destekleyen arayüzü ile cihazı isterseniz bir wi-fi istemci (wi-fi ağına dahil edebileceğiniz bir cihaz), isterseniz de toplantı odanıza wi-fi erişim sağlamak için bir erişim noktası olarak da konumlandırabilirsiniz. Ayrıca aşağıda detaylarını bulabileceğiniz kablosuz sunum paylaşımı özelliğini wi-fi ile kullanabilirsiniz.

Görsel Arayüzler

Cihazı fiziksel kurulumunu yapıp çalıştırdığınızda karşınıza bir sihirbaz çıkıyor, burada cihazın IP ayarlarını, wi-fi ayarlarını ve eğer yapılacaksa cloud hesabı ayarlarını yapabiliyorsunuz. Sihirbazı tamamladığınızda ise karşınıza sade bir arayüz çıkıyor. Bu arada cihazın üzerinde Android tabanlı bir işletim sistemi çalışıyor ama malesef kendiniz uygulama vs. yükleme şansınız yok.

TE20 Kullanıcı Arayüzü

Cihazın kumandası oldukça sade düşünülmüş. Kısaca göz gezdirdiğinizde neyin ne olduğunu hemen kavrayabiliyorsunuz.

TE20 Uzaktan Kumandası

Bu arada kontrol sadece uzaktan kumandadan ibaret değil, isterseniz cihazın API desteği ile farklı birimlerden de yönetebilmeniz mümkün. Örneğin büyük bir toplantı odanız var ve burada AMX, Crestron gibi otomasyon ürünlerini (ör. delege mikrofonlarının seçimi, projeksiyon, perde, videowall, aydınlatma kontrolü için dokunmatik arayüz vb.) hali hazırda kullanıyorsunuz. TE20’yi bu sisteme kolaylıkla entegre edip tek bir arayüzden kontrol etme şansınız var. Bu tür bir entegrasyon ihtiyacınız varsa Türkiye’de 4D Sistem ile görüşmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Cihazın gelişmiş ayarlarını (SNMP, NTP ayarları, hata ayıklama vb.) yapmanız için bir web arayüzü de bulunuyor. Yalnız burada eleştirebileceğim bir konu var. 2011’de ilk tanıştığım Huawei VP9030 serisi video konferans cihazlarından beri, video konferans ürünlerinin web arayüzü yıllardır değişmedi ve maalesef renk seçimleri pek iç açıcı değil. Ama sonuçta web arayüzü, her gün kullandığınız bir yer değil.

TE20 Web Arayüzü

Konferans – Kullanım

Yukarıda bahsettiğim kullanım özelliklerinden sonra bir konferans yapmak oldukça basit, kumanda üzerinden aramak istediğiniz numarayı veya IP adresini tuşlayıp çağrıyı başlatıyorsunuz. Eğer karşınızdaki cihaz da Huawei ise şanslısınız. H.264 HP ve kendi algoritmaları ile piyasadaki rakiplerine göre oldukça düşük bant genişliği kullanarak yüksek çözünürlüklü video görüşmeleri yapabilirsiniz. Ayrıca görüşme sırasında olası paket kayıplarına karşı toleransı oldukça yüksek olduğundan (SEC algoritması ile) stabil olmayan bağlantılarda bile (%20 ye kadar paket kaybı) kullanıcılar durumu hissetmeden görüşmeye devam edebilirler.

TE20 Çözünürlükler ve Bant Genişliği İhtiyaçları

AirPresence ile Kablosuz İçerik Paylaşımı

Konferans yaparken bir içerik veya sunum paylaşmak isterseniz bunu AirPresence adlı bir uygulama ile kolayca kablosuz olarak yapabiliyorsunuz. AirPresence, desktop (Windows/MAC) ve mobil (iOS/Android)cihazları destekleyen bir uygulama, TE20’nin web arayüzünden veya mobil cihazların ilgili uygulama mağazalarından indirip kurabilirsiniz. Cihaz ile bağlantıyı sağladıktan sonra “Share” tuşuna basarak içeriğinizi paylaşabilirsiniz. Bu özelliği aynı zamanda görüşme olmadan da kullanarak toplantı masanızda sunum kablosu derdinden kurtulabilirsiniz.
AirPresence Desktop Arayüzü

Son Söz

Bu tümleşik video konferans cihazı, yenilikçi özellikleri, düşük bant genişliği ihtiyacı, yüksek paket kaybı toleransı ve uygun maliyeti ile küçük ve orta ölçekli bir çok toplantı odaları için ideal bir çözüm olabilir. Daha önce hiç video konferans yatırımı yapmayan kurumlar için de başlangıç için oldukça uygun bir cihaz olduğunu söyleyebilirim.

Ücretsiz Bulut Tabanlı Yazılımsal Video Konferans Çözümleri

Ücretsiz Bulut Tabanlı Yazılımsal Video Konferans Çözümleri

Merhaba, bu yazımda zamandan ve maliyetlerden tasarruf ettirmenin yanı sıra iletişim ve işbirliğini geliştirerek kısa sürede güçlüklerden çözüme gitmeye yardımcı olabilecek, girişimcilerin, startupların ve küçük-orta işletmelerin kullanabileceği ücretsiz bulut tabanlı video konferans çözümlerini tanıtmaya çalışacağım.

Video? Ne Gereği Var?

Biz zaten işimizi e-posta ile görüyoruz değil mi? Acil bir şey olursa da telefonla arıyoruz zaten. Evet ama daha iyisi var, nedenlerini kısaca özetleyelim:

  • İnsan beyni daha çok görsel çalışır. Kendi hayatınızı düşünün, ne kadar süre kitap okuyorsunuz ve buna karşı ne kadar video (Film, TV, Youtube vs.) izliyorsunuz? Görsel uyaranlar zihnimizde daha çok yer ediyor. 
  • Video sözel olmayan iletişimi de iletir. E-posta ve telefon ile iletemediğimiz vücut dilini ve mimikleri görsel olarak iletebiliyoruz. Bu da anlaşılabilirliği arttırıyor.
  • Video dikkati üzerinize çeker. Hepimizin telefonla konuşurken başka bir şeylerle meşgul olduğu durumlar olmuştur. Maalesef bu durumlarda karşımızdakini pek dinlemiyoruz ve dolayısı ile de iletişimimiz sağlıksızlaşıyor. 
  • Video diğer iletişim türlerini de kapsar. Görüntülü görüşme ile hem yazılı hem de sesli iletişimimizi zaten sağlayabiliyoruz.
  • Video hızlı ve zengin içerik sunar. Mesela karşınızdakine iki makina parçasını nasıl birleştireceğini anlatmanız gerekiyor. E-posta veya telefonla ne kadar hızlı anlatabilirsiniz? DIY videolarının ne kadar etkili olduğunu hatırlayın.
  • Video hızlı ve çabuk toplantı yapmanızı sağlar. Artık hepimizin elinde veya cebinde en az iki kameralı cihazlar var, bu da size zamandan ve mekandan bağımsız bir şekilde toplantı yapmanızı sağlıyor. Bir toplantı yapmak için ertesi gün saat 3’te A bloktaki Mykonos (odanın ismi havalı olmalı) toplantı odasında buluşmak mı kolay, telefonunuzu cebinizden çıkarmak mı?

Evet artık ikna olduğunuza göre bunu size ücretsiz sunanlara bir göz atalım : 

Google Hangouts

Sanırım en yaygın olarak kullanılan/kullanılabilecek ürünümüz bu. Hemen hemen herkesin bir Google hesabı vardır muhakkak, dolayısı ile herkes Hangouts üzerinden konferans yapabilir. Hangouts cihazlar konusunda çok esnek, hızlıca toplantı oluşturup bulunduğunuz toplantı odasını bir link ile paylaşabiliyorsunuz. Arayüzleri de oldukça sade.

Skype

Bir zamanların uzakları yakın eden yazılımı Skype eski popülerliğini yitirse de özellikle yurt dışında hala sıkça kullanılıyor. Grup video özelliği sayesinde 25 kişiye kadar eş zamanlı görüntülü görüşme yapabilirsiniz. 

Facebook Messenger 

Ülkemizde an itibari ile 44 milyon Facebook kullanıcısı var. Sahte hesapları çıkarsak bile neredeyse nüfusun yarısı kullanıyor diyebiliriz. Ekran/sunum paylaşımı desteklenmediği için küçük toplantılarda fikir alış-verişleri için uygundur diyebiliriz.

Whatsapp

Whatsapp da bir diğer yüksek kullanıcıya sahip platformumuz. Hemen hemen her akıllı telefonda yüklü olması sebebiyle dünyada çok fazla kullanıcıya hitap ediyor. Video özelliğini sadece mobil uygulamalarda kullanabildiğiniz için ufak çaplı toplantılarda kullanılabilir.

Appear.in

Appear.in ile ilgili söyleyebileceğim ilk şey inanılmaz kolay olması. Siteye girdikten sonra hesap oluşturup bir toplantı başlatmanız toplam 2 dakika sürüyor. appear.in sitesine girerek profilinizi ve odanızı oluşturuyorsunuz. Daha sonra bu odanın URL ini istediğiniz kişiyle paylaşıp onları da konferansa dahil edebiliyorsunuz. 

ezTalks

ezTalks piyasada oldukça yaygın kullanılan bir video konferans hizmeti. Diğerlerinden farklı olarak  anket, beyaz tahta, toplantı kaydı gibi ekstra özellikler sunabiliyor. Ücretsiz sürümde toplantılar 40 dk. ile sınırlandırılıyor (kendi fikrim 20 dk dan uzun toplantılar zaten verimsiz oluyor, 40 dk. gayet yeterli bir süre) WebRTC desteği olmadığı için bilgisayarınıza bir yazılım kurarak toplantılara dahil olabilirsiniz. Mevcut toplan

Zoom

Zoom da bu işin duayenlerinden. Eş zamanlı olarak 100 katılımcıya kadar toplantı yapabiliyorsunuz. Diğer uygulamalarda olmayan çoklu ekran paylaşma özelliği ile bir toplantıda aynı anda birden fazla kişi ekranını paylaşarak daha fazla içeriği görüntüleme şansınız oluyor.

Cisco Webex Teams

Webex Teams‘i diğerlerinden ayıran özellikler ise SIP URI ile bir video konferans adresini arayabilir ve sohbet odalarına chatbotlar entegre edebilirsiniz (ör. IFTTT botu ile IoT cihazlarınızı bu oda üzerinden kontrol edebilirsiniz). Ayrıca beyaz tahta özelliği ile bir doküman, çizim, tasarım üzerinde ortaklaşa çalışabiliyorsunuz.

Yukarıda anlattığım ürünler ile ilgili özellik karşılaştırma tablosunu aşağıda bulabilirsiniz:

Ücretsiz Video Konferans Ürünleri Karşılaştırma Tablosu

Not: Bu tabloda sadece ürünlerin ücretsiz versiyonlarının özelliklerini belirttim. Ücretli versiyonlarında takdir edersiniz ki daha fazla özellik sunabiliyorlar.

Fark edeceğiniz üzere ezTalks bu yarışta önde gidiyor. Neyse biz marka holiganlığı yapmayalım, ihtiyacınıza hangisi en doğru cevabı veriyorsa onu kullanın diyelim.

Raspberry Pi ile Neler Yapılabilir? (Ya Da Neler Yapılamaz?)

Raspberry Pi ile Neler Yapılabilir? (Ya Da Neler Yapılamaz?)

Merhaba, bu seferki yazımda uzun yıllardır elimde oyuncak olmuş Raspberry Pi ile yaptığım ya da dünyanın farklı yerlerinde yapıldığını gördüğüm projelerden biraz bahsetmek istiyorum.

Raspberry Pi

Biliyorsunuzdur Raspberry Pi Kredi kartından biraz daha büyük bir Single Board Computer (SBC). En son çıkan versiyonu olan Pi 3 Model B+ ın özellikleri kısaca şöyle: 

  • Broadcom BCM2837B0, Cortex-A53 (ARMv8) 64-bit SoC @ 1.4GHz İşlemci
  • 1GB LPDDR2 SDRAM
  • 2.4GHz and 5GHz IEEE 802.11.b/g/n/ac Wireless LAN
  • Bluetooth 4.2, BLE
  • Gigabit Ethernet over USB 2.0 (burada USB 2.0 bizi 300 Mbps hızına sınırlandırıyor)
  • 40-pin GPIO
  • Full-size HDMI
  • 4 USB 2.0 Portu
  • Kamera Bağlamak için CSI Kamera Portu
  • Dokunmatik Ekran Bağlamak için DSI Portu
  • 4-pinli Stereo Ses ve Kompozit Video Çıkış Portu
  • İşletim Sistemi ve Depolama Alanı için Micro SD Portu
  • 5V/2.5A DC Güç Girişi
  • PoE HAT ile Power-over-Ethernet (PoE) Desteği

Donanım olarak fiyatına göre hiç fena değil aslında.

Peki Bununla Neler Yapabiliriz?

Raspberry Pi’nin kendi web sitesindeki tanımı ise şu : A small and affordable computer that you can use to learn programming. Bu tanıma katılmakla birlikte biraz ürünü kısıtladığını düşünüyorum. Bu elektronik kart ile programlama öğrenmenin yanında eklediğimiz donanım ve yazılımlar ile işimize yarayacak bir sürü cihaz yapabiliyoruz. Bunlardan bazılarını sizler için aşağıda derledim. 

1. Desktop PC

Bu sanırım yapabileceğiniz en kolay şey, cihaza USB klavye-mouse ve HDMI üzerinden bir monitör/TV bağlamanız yeterli. Daha sonra en az 8GB lık bir microSD karta linkteki official Raspbian Desktop imajını bu linkteki prosedür ile yüklemeniz yeterli. Daha sonra kartı Raspberry Pi’ye takıp boot edince kişisel bilgisayarınız karşınızda. Çok karmaşık işler yapamasanız da basit bir web tarayıcı, kelime işlemci gibi işleriniz için kullanılabilir. (zaten ürünün çıkış amacı bir desktop gibi kullanılarak çocuklara kodlama öğretmek)

2. Web Server

Bu işlem çok kolay, Raspbian distrosunu kurduktan ve Ethernet veya WLAN bağlantısını yaptıktan sonra tek yapmanız gereken repository den bir web server indirip kurulumunu yapmak. Raspberry Pi’nin official sitesinde Apache ile kurulumu anlatıyor.

3. Network Attached Storage (NAS)

Bu sefer Raspberry Pi’mizi bir dosya sunucusuna çeviriyoruz. Bunun için Ethernet veya WLAN bağlantısına ve eklemek istediğimiz kadar veri depolama aygıtına (USB Flash Disk, USB HDD) ihtiyacımız var. Orçun Başlak’ın sitesinde Raspbian ile kurulum güzel bir şekilde adım adım anlatılmış. Sadece dikkat edilmesi gereken konu USB diskleri beslemek için harici adaptör kullanılmalı 🙂

4. Cloud File Server

Üstteki dosya sunucumuzu bu sefer cloud tabanlı yapalım. Bunun için Owncloud’u kullanacağız. Şu sitedeki adımları takip edip yazılımları kurduktan sonra yapmamız gereken bir dinamik DNS servisine abone olmak (ör. Dynu) ve modemde HTTPS için port forwarding ayarlarını yapmak.

5. BitTorrent Client

Artık çok fazla talibi olmasa da Raspberry Pi’mizi çok düşük güç tüketimi olan ve sessiz bir BitTorrent client olarak çalıştırabiliriz. Bunun için yine Raspbian üzerinde Transmission kurmamız yeterli. Bu sayfada detaylı kurulum adımları mevcut.

6. DLNA Server

Multimedya dosyalarınızı ortak bir yerde tutup ağ üzerinden TV, müzik seti gibi cihazlarda oynatabilmeniz için Raspberry Pi’nizi bir DLNA sunucu olarak kullanabilirsiniz. Instructables’ın bu sayfasında detaylı bir anlatım mevcut.

7. TOR Router / Proxy 

Eğer web gezinmenizi anonim olarak yapmak isterseniz Raspberry pi’nizi bir TOR proxy olarak kullanabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken Raspberry Pi’yi bir hotspot olarak kullanıp bütün web trafiğini üzerinden geçirmek. Detayları ve işlem basamaklarını Lifehacker’ın ilgili proje sayfasında bulabilirsiniz.

8. VPN Server

Dışarıdan ev ağınıza dahil olmak, güvensiz bir yerden internete bağlandığınızda güvenliğinizi sağlayabilmek için Raspberry Pi’niz ve OpenVPN i kullanarak kendi VPN sunucunuzu yapabilirsiniz. Aynı Cloud File Serverda olduğu gibi bu iş için de port yönlendirme ve dinamik DNS kaydına ihtiyacınız olacak. Bu sayfada detaylı anlatımını bulabilirsiniz.

9. Ağ Kamerası / NVR 

Raspberry Pi’nin CSI portu ve kendi kamerası ya da USB’den bağlayacağınız bir web kamerası ile cihazınızı bir ağ kamerası ve kayıt aracına (NVR) dönüştürebilirsiniz. Bunun için Motion veya ZoneMinder‘ı kullanabiliriz. Techradar’da bununla ilgili proje sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. 

10. Media Center / Player

Yine üsttekine benzer şekilde USB klavye-mouse ve HDMI monitör/TV ile Raspberry Pi’mizi bir media center olarak kullanabiliriz. Piyasada bir çok Kodi tabanlı ürün var, benim favorim OSMC. Aynı Raspbian kurar gibi bu linkten OSMC Installer‘ını indirip MicroSD karta yükleyip boot ediyorsunuz ve artık televizyonunuza IP streamleri de alabilen bir media player özelliği kazandırdınız.

11. Dijital Fotoğraf Çerçevesi

Bu proje üsttekinin çok benzeri aslında, sadece biraz elektronik ve marangozluk el becerisine ihtiyacımız var. Yine HDMI üzerinden bir LCD monitör ve etrafına yapacağımız dekoratif bir çerçeve ve bir Kodi distrosu ile dijital çerçevemizde ister fotoğraf albümünüzü koyun, ister video oynatın. Konu ile ilgili Instructables proje sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

12. Akıllı Ayna

Ufak bir kiosk uygulaması gibi olan bu projede ise dijital fotoğraf çerçevesi ile çok benzerlik gösteriyor, farklı olan kısmı ise ekranda dinamik bir web sayfasının görüntüleniyor oluşu ve ekran üzerine konulan akrilik ayna ile ekranın gizleniyor oluşu. Dylan Pierce’ın blog sayfasından detaylarını bulabilirsiniz.

13. Meteoroloji İstasyonu

Raspberry Pi’nin bir diğer güzel yanı GPIO pinleri üzerinden farklı çevre birimleri (ör. sıcaklık, nem sensörleri, I2C cihazlar vb.) bağlayabilmeniz. Biraz uğraştırıcı bir iş ama sırf okuması bile zevkli. Raspberry Pi’nin resmi sitesinde ilgili projenin adımlarını bulabilirsiniz.

14. Arcade Emülatör

Eski Amiga, Commodore, MAME, Atari oyunlarını seviyorsanız RetroPie distrosu tam size göre. Gerekli donanımları buradan, desteklenen arcade sistemlerini buradan ve kurulum adımlarını buradan bulabilirsiniz.

15. Akıllı Hoparlör (Google Assistant / Alexa)

Raspberry Pi’nize bir hoparlör ve bir mikrofon ekleyip akıllı bir hoparlöre sahip olabilirsiniz. Bu sayfada Google Assistant, burada da Amazon Alexa için örnek uygulamaları bulabilirsiniz. Açıkça söylemek gerekirse henüz Türkçe desteği olmadığı ve geliştirme platformunu kullandığınız için (tüm fonksiyonlar çalışmıyor) için çok kullanışlı bulmadım.

16. IP Telefon Santralı

Open source PBX yazılımı olan Asterisk Raspberry Pi de de çalışıyor. Çok yüksek kapasitede olmasa bile 10-15 telefon bağlayabileceğiniz bir telefon santrali kurabilirsiniz. Küçük işletmeler için ya da kendinizi bu alanda geliştirmek için ideal. Şu sayfada sıfırdan RasPBX i nasıl kurabileceğinizi bulabilirsiniz. PSTN çıkışı için de SIP trunk hizmeti alırsanız herhangi bir gateway almadan tamamen IP tabanlı bir telefon altyapısı kurabilirsiniz.

17. Thin Client

En başta Raspberry Pi’mizi bir desktop PC olarak kullanabileceğimizi belirtmiştik, eğer daha yüksek işlem gücüne ihtiyacımız varsa ya da masaüstü sanallaştırma yapmak istiyorsak yine bu cihazı kullanabiliriz. Raspberry Pi Thin Client Project ile bu mümkün. Üstelik Citrix ICA, Microsoft RDC, VMWare View, OpenNX & SPICE gibi çok bilinen / kullanılan platformları destekliyor.

18. Hackstation – Pentest Cihazı

Belki izleyenler vardır, Mr.Robot’un bir bölümünde Elliot iklimlendirme sistemine sızıp veri merkezinin sıcaklığını arttırmak için Raspberry Pi kullanılıyordu. Yüksek işlem gücüne sahip olmasa da Kali distrosunu kullanarak  Raspberry Pi’ınızı bu tür işler için eğitim amaçlı olarak da kullanabilirsiniz (yav he he). Kali’nin hazır imajlarını buradan indirip cihazınıza kurabilirsiniz.

19. Ev Otomasyonu / IoT Hub

Yabancıların “last but not least” deyimi vardır ya, bu benim favorim. Eğer bir akıllı ev yapma hayaliniz var ise Raspberry Pi’nizi farklı sistemlerin entegrasyonunu sağlayan bir IoT servis hub olarak konumlandırabilirsiniz. Bu iş için Java üzerinde çalışan OpenHAB‘ı şiddetle tavsiye ederim. Çok geniş bir entegrasyon seçeneği, web ve mobil arayüzü ile farklı cihazları, protokolleri ve servisleri (ör. Philips Hue, Zigbee, IFTT, Google Home / Amazon Echo, REST API vb.) birleştirebiliyorsunuz. Kendi aksiyon setlerinizi de (ör. eve yaklaştığımda hava kararmışsa dış lambaları yak, ısıtıcıyı 22 dereceye getir ve perdeleri kapat) basitçe hazırlayabilirsiniz.

35$ lık bir oyuncak ile ne kadar çok şey yapabiliyoruz değil mi? Peki biraz da neler yapılamayacağına bakalım.

Neler Yapamayız?

1. Raspberry Pi ile yukarıda listelediğim şeyleri ve çok daha fazlasını yapabiliyorsunuz, ama mesela bunlardan iki veya daha fazlasını tek bir Raspberry Pi ile yapmak istediğinizde donanımsal darboğazlar yüzünden çok verim alamıyorsunuz. Örneğin torrent üzerinden hatırı sayılır bir miktarda veri indirip diske yazarken aynı diskten yüksek çözünürlüklü bir video dosyasını çalmaya çalıştığınızda performans sorunları baş gösteriyor.

2. Özellikle NTFS dosya sistemine sahip disklere (Flash & HDD) veri yazarken bazen diskin çok yavaşladığını ve yazma hataları aldığımı söyleyebilirim. Bu da çok güvenilir olmadığı hissini uyandırıyor. Siz ne olur ne olmaz exFAT kullanın.

3. Hiç başıma gelmese de bazı forumlarda işletim sisteminin kurulduğu Micro SD kartın bir süre sonra corrupt olduğu yazılıyor. Bu durum cihazın kilitlenip bir daha açılamaması, şanslıysanız sd kartı formatlayıp işletim sistemi ve ilgili servisleri sıfırdan tekrar kurmanız anlamına geliyor. Genel kanı bunun sebebinin güç kaynağı olduğu yönünde. Siz siz olun güvenilir bir 5V (tercihen 2A) güç kaynağı kullanın derim

4. Hiç denemedim ama bazı yabancı kaynaklarda yazdığı üzere Raspberry Pi’nizin zenon flaş kullanarak fotoğrafını çektiğinizde cihaz kapanıyormuş. Dolayısı ile Raspberry Pi’nizin flaşlı fotoğrafını çekemiyorsunuz 🙂