Browsed by
Aylar: Haziran 2018

Yasal Dinleme (Lawful Interception) Nedir? Telefonlarımız Nasıl Dinleniyor?

Yasal Dinleme (Lawful Interception) Nedir? Telefonlarımız Nasıl Dinleniyor?

Yasal dinleme, temel olarak telekomünikasyon (telefon) şebekelerinde, kolluk kuvvetlerinin (Emniyet, Jandarma vb.), belirli abonelerin yaptığı görüşmeleri seçici olarak dinleme işidir. Bu işlem için bir mahkeme kararı veya yasal izinin olması gereklidir. 

Yasal dinleme telefon görüşmelerinin yanında veri dinlemesi olarak da uygulanabilir, ancak bu kısım bu yazının konusu dışındadır.

Çoğu ülke, lisanslı telekomünikasyon operatörlerinin şebekelerinin yasal dinlemeye uygun olmasını şart koşar. Ülkemizde de durum aynıdır ve bu işlemin otoritesi “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” (BTK) dur.
Bir yasal dinleme süreci şu dört adımdan oluşur : 

  1. Dinlenmek istenen hedefin servis sağlayıcısına (telekom operatörüne) bildirilmesi (LEA – Law Enforcement Agency tarafından yapılır, ülkemizde bu kurum BTK’dır).
  2. Dinlenen hedefle ilgili çağrı verilerinin ve içeriğin şebekeden toplanması (Servis sağlayıcı tarafından yapılır).
  3. Verilerin belirli standartlara uygun olarak biçimlendirilmesi (Servis sağlayıcı tarafından yapılır).
  4. Verilerin ve içeriğin kolluk kuvvetlerine (Law Enforcement Monitoring Facility LEMF, ülkemizde bu kurumlar Emniyet, Jandarma vb. dir) ulaştırılması (Seris sağlayıcı tarafından genelde FTP/SFTP kullanılarak yapılır, ).

Servis sağlayıcıları yasal dinlemesi talep edilen çağrılarda aşağıdaki iki tip veriyi gönderir : 

1. Intercept Related Information (IRI)

Arama verisi (Intercept Related Information – IRI), bir çağrı hedefinin (ör. aranan numara), arama kaynağı (arayan numara), arama zamanı, çağrı süresi vb. iletişim bilgilerini içerir. İçerdiği bilgiler anlamında CDR (Call Detail Record) ile benzerlik gösterir. 

2. Call Content (CC)

Arama içeriği (Call Content – CC), çağrıdaki ses (konuşma) akışıdır. Bunların yanında LEA tarafından operatörlere tanımlanan dinleme başlangıc-bitiş zamanları, zamanlama, hedef tanımlama gibi LI yönetim fonksiyonları da bulunur.

Yasal dinleme için bir takım arayüzlere ihtiyaç vardır ve bunlar ETSI (The European Telecommunications Standards Institute) tarafından standartlaşmıştır. Şimdi bunlara bir göz atalım: 

Devir Arayüzleri (Handover Interface – HI):

HI arayüzleri servis sağlayıcı ile LEA ve LEMF arasındaki bağlantıları tanımlar. Şu bileşenlerden oluşur :

  • H1: Dinleme hedef(ler)i, dinleme başlangıç-bitiş zamanı gibi parametrelerin servis sağlayıcıya iletildiği arayüzdür.
  • H2: IRI dosyalarının gönderildiği arayüzdür. 
  • H3: CC dosyalarının gönderildiği arayüzdür.

İç Arayüzler:

İç arayüzler, servis sağlayıcılarda LI fonksiyonu ile çağrı verilerinin santrallerden toplanması için kullanılır, genelde her üreticinin arayüzleri kendine özgüdür.

  • X1: Dinleme hedef(ler)i, dinleme başlangıç-bitiş zamanı gibi parametrelerin servis nodlarına (ör. telefon santrali) iletildiği arayüzdür. H1 üzerinden gelen istekler ilgili fonksiyon tarafından santralin X1 arayüz formatına dönüştürülür.
  • X2: IRI dosyalarını oluşturmak için gerekli içeriğin alındığı arayüzdür. 
  • X3: CC dosyalarını oluşturmak için gerekli içeriğin alındığı arayüzdür. PSTN yapılarında sesli aramaların CC bilgisi ISDN arayüzleri üzerinden de gönderilebilir. 

X2 ve X3 arayüzlerinden alınan veriler ilgili formatlara çevrilerek H2 ve H3 üzerinden LEMF’e gönderilir.

Yasal Dinleme (Lawful Interception – LI) Bileşenleri ve Arayüzleri

IRI ve CC, servis sağlayıcılardan IP tabanlı bir VPN üzerinden şifreli bir biçimde LEMF’e gönderilir. Bu sayede yasal dinleme sonuçları ilgili kolluk kuvetlerine ulaştırılmış olur.

Kodek, HD Ses Kalitesi Nedir? Telefon Görüşmelerinde Sesin İletimi

Kodek, HD Ses Kalitesi Nedir? Telefon Görüşmelerinde Sesin İletimi

Muhtemelen zaman zaman fark etmişsinizdir, telefon görüşmesi yaparken karşınızdakinin gerçek sesinden farklı bir ses duyarsınız. Bunun sebebi aslında sesin kodek adı verilen algoritmalar ile kodlanmasıdır. Bu yazımda bunu biraz açıklamaya çalışacağım.

Bir telefon konuşmasında telefonlarımızda bulunan mikrofonlar ortamdaki ses dalgalarını (sinyallerini) en basit deyişle bir diyafram ve bobin düzeneği sayesinde elektrik sinyallerine çevirir. Bu sinyaller analog sinyallerdir ve bu sinyalleri karşı tarafa iletebilmek için dijitalleştirmeye ihtiyaç vardır.

Sesin elektrik sinyaline çevrilmesi
Sesin Elektrik Sinyaline Çevrilmesi

Bu işlem için ilk önce analog sinyali örneklemek gerekir. Belirli süre aralığında analog sinyalin genlik değerleri ölçülür (sampling – örnekleme). Ölçülen bu değerler belirli bir aralığa oturtularak değerler bulunur (quantization – kuantalama). Artık sayısal veriler elimizde olduğuna göre bu değerlerin karşı tarafa iletilmesi gerekecektir. Bu iletimi ikili düzende iletmek için de bir kodlama mekanizmasına ihtiyaç vardır (encoding). Bunu da sağladıktan sonra yukarıdaki işlemler karşı tarafta tersten çalıştırılırsa telefonun hoparlöründen bir ses dalgası çıkarılabilir ve bu sayede ses karşıya iletilmiş olur.

Örnekleme, Kuantalama ve Kodlama Süreçleri

Buraya kadar her şey tamam, peki neden ses farklı iletiliyor? Burada bakmamız gereken iki adet yer var. 

1. Örnekleme 

Analog sinyali dijitale çevirirken belirlenen örnekleme aralığı sesin sürekliliğini belirleyen bir etmendir. Sabit ses sinyallerinde çok fazla kayıp yaşanmazken değişken sinyallerde bu fark hissedilebilir (aşağıdaki grafikte daha açık görebilirsiniz). 

Örnekleme Oranları Karşılaştırması

2. Kuantalama 

Ölçülen genlik değerlerini bir skalaya oturtma işlemidir. Burada da tamamen skalanın genliği önem kazanmaktadır. Örneğin 8 bitlik bir kuantalama 256 adet farklı değer verirken 24 bitlik bir kuantalama 16 milyondan fazla farklı değer elde edilebilir. Aşağıda aynı örnekleme oranında farklı kuantalama oranlarında sinyalin değişimini görebilirsiniz:

Farklı Oranlarda Kuantalama

İnsan sesi frekans aralığı ana kısmı 300-3400 Hz olmak üzere 100 – 7000 Hz aralığındadır. Nyquist teoremine göre örneklemenin minimum bozulma ile yapılabilmesi için örnek sayısı maksimum frekansın minimum iki katı olmalıdır.  

Geleneksel telefon görüşmelerinde örnekleme yapılan frekans aralığı olarak 300-3400 Hz bandı kullanılır. Örneğin maksimum frekans 4000 Hz olarak alınırsa örnekleme sayısı saniyede 8000 adet olmalıdır. Bu da bize 8KHz * 8 bit / örnek = 64 Kbps değerini verir. Bu da geleneksel telefon sistemlerinde kullandığımız ses iletim teknolojisinin kullandığı bant genişliğine eşittir. Bu tür görüşmelerde insan seslerinin üst frekansları karşıya iletilmediği için sesler daha boğuk şekilde duyulur (Ör. F,S,Z gibi tiz sesleri daha çok içeren harflerde bozulmalar meydana gelir).

Şayet maksimum frekans 7000 Hz olarak alınsaydı bu durumda örnekleme sayısı saniyede 14000 olacaktı ve mesela 24 bitlik bir kuantalama kullanıldığında 336Kbps lik bir bant genişliğine ihtiyaç duyulacaktı. Bant genişliği kullanımı yükselecek, fakat sesler daha normale yakın halde iletilecekti (sıkıştırma algoritmaları kullanmadığımızı varsayıyoruz).

Kodek (Codec) Nedir?

Co-mpression (sıkıştırma) ve dec-ompression (açma) kelimelerinin birleşiminden oluşur.Yukarıda bahsedilen metotlar ve sıkıştırma algoritmaları gibi başka bileşenlerin de bir araya gelmesi ile kodek oluşur. Aşağıda bilinen kodeklerin özelliklerinin olduğu bir tabloyu görebilirsiniz: 

Örnek Kodekler ve Özellikleri

HD Ses Kalitesi Nedir?

HD ses kalitesi temelde biraz önce bahsettiğimiz örneklemenin daha geniş aralıkta yapıldığı bir ses iletim teknolojisidir. Daha yüksek bant genişliği ihtiyacı olduğu için IP tabanlı sistemlerde kullanılabilmektedir. Aynı zamanda uç cihazların da bu algoritmaları (kodek) desteklemesi gerekmektedir. Örneğin yukarıdaki tabloda en altta bulunan G.722 kodeği bu tür bir kodektir. 

Özellikle 4.5G teknolojisine geçilmesi ile birlikte bazı operatörler “HD ses kalitesi” hizmetini duyurdu. Bu aslında biraz önce bahsedilen örnekleme frekans aralığı ile doğrudan alakalı bir durum. HD ses kalitesinde örneklenen frekans bandı 50-7000 Hz aralığında bulunan ve “Wideband”  adı verilen bant aralığıdır. Dolayısı ile sesler daha gerçekçi olarak karşı tarafa iletilir. 

Frekans Bantları ve Açıklamaları

Tabi bunu sağlayabilmek için daha geniş bant genişliğine ihtiyaç vardır. Burada 4.5G’nin nimetlerinden biri olan VoLTE (Voice over LTE) teknolojisi ile çağrı IP tabanlı olarak kurulur. Dolayısı ile TDM’in limitasyonlarından kurtulmuş olunur. Bir de kullanıcı terminallerinin ilgili örnekleme kuantalama ve sıkıştırma algoritmalarını desteklemesi gerekmektedir.

H.323 ve SIP Arasındaki Farklar Nelerdir?

H.323 ve SIP Arasındaki Farklar Nelerdir?

H.323 ve SIP arasındaki farkları anlamadan önce, göz önüne alınması gereken birkaç şey vardır. Her ikisi de iletişim protokolüdür ve her ikisi de benzer zamanlarda ortaya çıkmıştır (yaklaşık 20 yıl önce). Ancak, iki protokol arasında kapsamları anlamında bir takım farklılıklar vardır. Bu kapsam farkları, bazı özellikler ve işlevler söz konusu olduğunda, H.323 ve SIP arasındaki farkları büyük ölçüde genişletir.

SIP Nedir?

SIP, Session Initiation Protocol’ün (Oturum Başlatma Protokolü) kısaltmasıdır ve temel olarak herhangi bir uygulama katmanı protokolü gibi davranır. Metin tabanlı bir protokoldür. SIP çeşitli ve geniş bir kullanıma sahiptir ve genellikle VoIP için kullanılır. Multimedya’nın (video, data vb.) kullanıldığı iletişim oturumlarının kontrolünde de büyük rol oynamaktadır. VoIP dışında anlık mesajlaşma, çevrimiçi oyunlar, video konferans, dosya aktarımı veya hatta IP üzerinden faks gibi alanlarda da kullanılır. SIP IETF tarafından standartlaştırılmıştır ve 1996 yılında tanıtıldığından beri oldukça hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştır. Hali hazırda bir çok üretici tarafından desteklenmektedir.

H.323 Nedir?

H.323 de SIP gibi başka bir uygulama katmanı protokolüdür ve VoIP için kullanılır. Görüntülü konferans ve sesli konferans gibi birçok kullanım alanı bulur. SIP in aksine dosya paylaşımı, uygulama paylaşımı veya çevrimiçi oyunlar gibi başka amaçlar için kullanılmaz. Çoğunlukla multimedya konferans alanlarında yoğunlaşmıştır. SIP ile karşılaştırıldığında daha az karmaşıktır.  ITU tarafından onaylanmış ve 1996 yılında piyasaya çıkmıştır. Günümüzde IP üzerinden multimedya konferans ile ilgili standart haline gelmiştir. SIP’den farklı olarak, H.323 metin tabanlı bir protokol olarak çalışmaz. Temelde ikilik düzende (binary) bir protokoldür. Başka bir deyişle, mesajlar ikili kodlar kullanılarak iletilir. Bu nedenle dar bantgenişlikleri için uygun olabilir. Yüksek düzeyde birlikte çalışabilme (interoperability) özelliğine sahiptir. Ayrıca NAT traversal gibi özellikleri vardır. Video konferans, yük dengeleme ve çoklu adresleme şemaları için uygundur.

H.323 ve SIP Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Her iki protokol hakkında temel bir bilgi sahibi olduğumuza göre, şimdi H.323 ve SIP arasındaki farkları irdeleyebiliriz. Başta iki protokol arasındaki ana farklılık alanlarını irdeleyelim ve listeleyelim. H.323 ve SIP arasındaki farklılıklar şu şekilde:   SIP, anlık mesajlaşma, dosya paylaşımı ve multimedya iletişimi söz konusu olduğunda ve ayrıca çevrimiçi oyun amaçlarına yönelik olarak uygun bir protokoldür. Ayrıca multimedya konferans için en çok aranan protokoldür. Öte yandan, H.323 günümüzde sadece multimedya konferans alanında kullanılmaktadır. Bu nedenle, video konferans için SIP ve H.323 hakkında bir tartışma olduğunda, SIP’in her zaman daha iyi bir kabul edilebilirliğe sahip olduğu ve H.323’e kıyasla daha iyi olduğu düşünülmektedir.   H.323’ün SIP ile kıyaslandığında çok daha küçük bir operasyon kapsamına sahip olduğu şüphesizdir. Bununla birlikte, karmaşıklık ve kullanım kolaylığı açısından, birçok son kullanıcı H.323’ün daha iyi bir seçenek olabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, H.323 ve SIP arasındaki farkı bulmaya çalışırken bu husus dikkat edilmesi gereken ilginç bir noktadır.   SIP’in metin tabanlı bir protokol olduğunu belirtmiştim. Mesajlar ASCII karakterleri kullanılarak kodlanır. H.323 söz konusu olduğunda mesajlaşma için ikili kodlar kullanılır. Okunabilirlik açısından bakıldığında, SIP’nin H.323’e göre oldukça üstün olduğu açıktır. Bununla birlikte, bant genişliği kullanımı açısından H.323 her zaman daha iyidir çünkü ikili kodlama sistemi kullanır..

Son Söz

H.323 ve SIP’i değerlendirmek söz konusu olduğunda, her ikisinin de kendi artıları ve eksileri vardır. SIP’in multimedya iletişimi ve konferans için en iyi seçenek olduğuna şüphe yokken, düşük bantgenişliklerinde H.323 her zaman çok daha iyi bir seçim olabilir, çünkü ikili kodlar kullanır. Günümüz yapılarına ve teknoloji trendlerine bakılırsa SIP’in daha çok uygulama alanı olduğu görülür.